Hoşgeldin Ziyaretçi, Giriş Yap yada Hemen Bize Katıl
CANLI SOHBET | EKLE
| DİL:
 
yesida
PROFİL   ALBÜM   BLOG   ZİYARETÇİ DEFTERİ   ARKADAŞLAR   BEĞENDİKLERİM   YORUM   ANKET   VİDEO  


Toplam 5160 blog arasından 1 - 25 arası görüntüleniyor.


Sayfa:  1 | 2 | 3 | 4 | 5 | Sonraki >  Son >>


alıntı...
Tarih: 28/09/2017 13:34:06

Az önce..

Demin..

Bir kaç nefes daha alıp verdik..

Çok şükür hala,

Alacığımız var hayattan..

Nefese nefes.

Ete kan gerek!

Bana sen.

Ferşad Gajutti

Etiketler:


alıntı..
Tarih: 28/09/2017 13:33:46

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından

Bebe dişlerinden güneşlerden yanab otlarından

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar

Şu aranıp duran korkak ellerimi tut

Bu evleri atla bu evleri de bunları da

Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım

İnecek var deriz otobüs durur ineriz

Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya

Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum

Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun

Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam

Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım

Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda

Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım

Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum

Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi

Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim

Sayısız penceren vardı bir bir kapattım

Bana dönesin diye bir bir kapattım

Şimdi otobüs gelir biner gideriz

Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç

Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

Durma kendini hatırlat

Durma göğe bakalım

Etiketler:


alıntı
Tarih: 28/09/2017 13:33:28

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni 

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi 

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini 

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli 

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki 

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği 

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki 

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini 

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri 

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi… 

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki 

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki 

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi: 

Bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

Cemal Süreya

Etiketler:


cemal süreyya
Tarih: 28/09/2017 13:33:06

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni 

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi 

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini 

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli 

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki 

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği 

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki 

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini 

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri 

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi… 

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki 

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki 

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi: 

Bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

Cemal Süreya

Etiketler:


Umuda Gülümseyen Heceler
Tarih: 18/01/2016 13:15:39

Umuda Gülümseyen Heceler

Türkülerle büyüttüğüm çocuğun, 
Acılara serilmiş 
Dilsiz umudun imkansız sevdasıydın sen… “ 
Rüyaları çalınmış gecelerde sevdim seni. 
Yetim çocukların kirlenmemiş düşlerinde büyüttüm seni. 
Her gülüşün, acılarıma sürülmüş bir merhem gibiydi. 
Lacivert okyanuslara uzanan umuttu gözlerin. 
Korkularımı yüreğinde emziren bir imkansız sevdaydın sen. 
Yeni doğmuş bir bebeğin kundağında uyuttum hasretimi. 
Kirpiklerin papatyaların avuçlarına uzanmış uyurken, ben yüreğimi közledim acılarında. 
Sen umuda gülümserken, ben bedenimi közledim bir günahına. 
Ne olur sus bitanem. 
Kaybettiğim güneşi senin gözlerinde bulmuşken, 
ezilmiş goncalarımın yaşlarını gülüşlerinin sıcaklığında kuruturken 
onca fedakarlığımı ne olur büyütme. 
Her şey senin yüreğin ve sevdan için.

Yenilgiyi kuşanmış yılların umuda gülümseyen takvim yapraklarında sevdim seni. 
Geceleri avuç içlerime uzanıp kirpiklerimle sildim irine bulaşmış yüreğini. 
Her sabah alnının cayırlarında susuz gezinen çardak kuşlarını gözbebeklerimde emzirdim. 
Gökyüzüne yıldızları sererken gül kokulu Melek’ler, ben gözlerine mutlulukları motifledim..

Rabbimden hep seni diledim alnımın seccadeyle öpüştüğü zamanlarda. 
Güneş huylu çocukların gözlerinde büyüttüm seni. 
Aldırmadım uzaklarda oluşuna, boyun bükmedim arsız yokluğuna. 
Yüreğimin suskun kelimelerinde sevdim seni. 
Hasretinde kaç kez öpüştüm sen diye katransı geceyle, 
kaç kez iç geçirdim güneşin avuçlarından yüreğimi süzülüp dudaklarıma inmeni yanık türkülerle. 
Sen tutacaksın diye yüreğimi ipsiz uçurumlara saldım. 
Gözyaşların söndürür diye bedenimi senin günahların için güllerin koynunda yaktım. 
Kanasa da bedenim hasretinde, ne olur içinde yaşat beni. 
Yüreğinin sıcak hücrelerinde büyüt beni.

Uzaklardan bir çağırsan beni, kirpiklerinden düşen gözyaşlarını dudaklarımla emmez miyim ? Göçmen kuşlarla haber yollasan, karları üzerime giydirip kanayan yaralarını bedenimle örtmez miyim ? 
Haydi ağlama sen gül yüreklim. 
İmkansızlığın içinde yürüt beni. 
Kavuşmamız yasak olsa da yüreğinde büyüt beni..

Aldırma yalnız gecelerde suskunluğuma. 
Aldırma gözyaşlarıma. 
Sırtlarımız ayrılık duvarlarına dayansa da sevgimizi imkansızlığın içinde yaşatmadık mı? Ayaklarımız karların altında yanarken , bir avuç güneşle “ sevdamızı “ kurak topraklarda zamansız yeşertmeyi ummadık mı? 
Karanlığa inat yüreğimi yıldızlara yaslayıp sevda bozkırlarda “ umuda “ kök salmadık mı? Haydi sil gözyaşlarını. 
Eğdiğin başını “ gökkuşağına “ kaldır. 
Bu aşka hasretin prangaları vurulsa da bir gün vuslatın şerbetini içeceğiz Zümrüd- ü Anka’nın avuçlarından. 
Güneş küsse de tenimize, gözlerimizin aydınlığında büyüteceğiz sevdayı dilenen çiçeklerimizi

Nerde olursan ol, sevdaya gülümse. 
Sıcak nefesinle karanlığa yakılmış kandilleri üfle. 
Dudaklarıma sür,acılarının katransı zehrini. 
Haydi umuda tutunmuşken, avuçlarından ben içeyim zemzem kokan sevda nehirlerini.
Ve mutluluğu solurken gecenin karanlığında kirpiklerinde uyut beni.

İsmail SARIGENE

Etiketler:


Yastık Altı Gözyaşlarımdan İfşa Edildi Öyküsüzlüğüm
Tarih: 18/01/2016 13:14:56

Yastık Altı Gözyaşlarımdan İfşa Edildi Öyküsüzlüğüm

Pervasız düşlerimi, 
Yalın ayak gözyaşlarımı es geçiniz lütfen. 
İçimdeki çocuğu kaybettiğimde anladım; 
Diri iken bile 
Omuzlarında kendi cenazeni taşımak zorunda kalındığını. 
(S)ağır yaralarıma tekil bir dikiş bile fazla görüldü 
Ve gusle zorlandı içime düşmemiş bir kız çocuğunun tebessümü. 
Hangi aşk cümlesini kursam, anlatım bozukluğuna denk geliyordu. 
Gözlerimde ne zaman bir umut belirse, 
Çocuksu yüreğim hep acının kürtajında (k)can kaybından 
Ayrılığa hüküm giyiyordu.

Yetim çocukların yüzüne bir şiir vurana kadar tüm harflerimi azat ettim. 
Bir ayağı uçurum boşluğuna düşmüş yüreğimi ayaklandırıp 
Nihavent bir sesin rengine buladım sevdamı. 
Ya bir şiirin ortasında sevda niyetine asın beni 
Ya da ulu orta bir yerde kafiyesizliğimden vurun beni.

Sen ne zaman sesini yüreğimden çektin, 
Beyin ölümü gerçekleşmiş hayatımın soğuk umutlarımı 
Gökyüzüne gelin ettim. 
Yokluğunu kapatmaya çalıştıkça, 
Yastık altı gözyaşlarımdan ifşa edildi öyküsüzlüğüm. 
El ense edildi aşka düşük yapmış mavi sürgünlüğüm. 
Ve nefesime revâ görülmüş penceresiz bir ölüm.

Zaman aleyhte biliyorum. 
Kavuşmalar, imkansızlığa / sonsuzluğa tehirli. 
İçerden üzerimize kilitli bir acıyı ayıkladık hayat sahnemizden. 
Sonra da mutlulukların bize kapı duvar olduğunda öğrendik, 
Sevdanın konuşulmayan alfabesini. 
Ve iki bedende bir sevdayı yaşatmaya çalışırken 
Ölü doğmuş binlerce şiiri uyandırdık yüzyıllık uykusundan.

Oysa biz; 
Gül’ümsediklerinde her iki yanağında 
Peygamber çicekleri açan çocukların dualarında büyüyen sevdaydık. 
Bedenlerimize bir ayrılık dikilse de, 
Utangaç bakışların arasında sakladığın umutlarını acıya satma sakın. 
Hüzünbaz ve işvebaz sancılarına inat sen sakın vazgeçme kendinden. 
Aldırma zorluklara, boyun eğme karanlıklara. 
Unutma sevgili; 
Gül’üşlerindeki umuttan nasiplenip 
Afrika çöllerini bile 
Çicek bahçesine çevirebilecek kadar sevdalı hücrelerimiz.

“ Ömrüm, ömrüne feda olsun sevgili.”

İsmail SARIGENE

Etiketler:


Başın Sağ Olsun Yüreğim
Tarih: 18/01/2016 13:14:18

Başın Sağ Olsun Yüreğim

Kağıttan gözyaşlarımı astım penceresizliğime. 
Öyküsüzlüğümü içiyorum su niyetine. 
Gecenin karanlığını sıvazlıyorum 
Senin gözlerin diye. 
Olmuyor, 
Dudaklarındaki hiçbir cümleyle yıkanmıyor 
Toz toprak kokan düşsüzlüğüm. 
Sevda alfabesine adak diye niyetlenmiş 
Hiçbir cümlede sevdaya kurban edilmemiştim oysa. 
Yalnızlığın kollarında can verdi sevdam. 
Körpe umutlarımın paçalarını sıvazladım, 
Usulca yatırdım musallaya yüreğimi. 
Kendi ellerimle kefenledim cümlelerimi yokluğunla ve 
Saf tuttum kendi cenazemde, 
Sevda niyetine. 
Sana ait tüm cümlelerimi ezberden son kez okudum. 
Önce sensizliğe, 
Sonra varlığına selam verip 
Helalleştim yüreğinle. 
Ve bir ikindi vakti kendi ellerimle 
Yalnızlığının kara toprağına defnettim 
Yarım cümleyi geçmeyen sevdamı. 
Aşkın ruhuna bir yalnızlık daha. 
Helal-i hoş olsun. 
“ Başın sağ olsun yüreğim “ 
Ayrılık sağ olsun..

23 Temmuz 2013

İsmail SARIGENE

Etiketler:


Gözlerin/i Bana Kıyam/et
Tarih: 18/01/2016 13:14:01

Gözlerin/i Bana Kıyam/et

En fiyakalı, 
En filinta yalnızlığı dik dudaklarıma; 
Ki, sensizliğim ulu orta ifşa edilmesin. 
Kangren bir yokluğu peydahla içime. 
Kendi enkazına darağaçları kuracak kadar 
Bedbin depremleri ilmekle 
Ciğerlerimin en dipsiz kuyularına. 
Yürek mihrabımı öper gibi yapıp 
Gözyaşının tuzuyla sıvazla 
Sana tutuşmuş yaralarımı..

Sol cenahımda 
Şiddeti bilinmeyen zelzeleler. 
Kanımdan t/aşan yorgun kelebekler. 
Yüzyıllık uykular taşıyan 
Kör bıçağın ucunda küf rengi yokluk. 
Yusuf’un beyaz entarisinden bile utanan 
Kırgın çocukluğumun Araf’ını ifşa eden 
Ekmek arası iki ketum gözyaşım 
Kirpiklerimde yağmayı bekleyen.

Sesinden bir nihavent bir şarkı duymayalı 
Sustu alfabe, 
İçimin üşümüşlüğüne düştü 
Bir susak ateş. 
Kaypak bir gecenin içinde içten içe 
Sızlayan ince unutulmuşluk. 
Lime lime edilmiş bir yüreğin 
Dudak ucundan öpülmüş bir yalnızlık.

Eşantiyon bir ispiyonu 
Yüreğimde bir kürtaja zorlarken 
Tenzih etmiyorum yokluğunu. 
Hadi sevgili, 
Beni yokluğunla imtihan et. 
Besleme acılarımı 
Kirpiklerimin göğsünde emzirirken 
Hangi tehirli tren 
Uykusuzluğumun şiirlerini ulu orta öpebilir ? 
Tevazu bekleme benden ey aşk; 
Beni gözlerine kıyam et, 
Ki, tek bir gözyaşı için 
Kanlı bıçaklı olduğum ölüme hürmet edip 
Gözlerinin kıyametini bekleyeyim.

İsmail SARIGENE

Etiketler:


Gözlerin/i Bana Kıyam/et
Tarih: 18/01/2016 13:13:59

Gözlerin/i Bana Kıyam/et

En fiyakalı, 
En filinta yalnızlığı dik dudaklarıma; 
Ki, sensizliğim ulu orta ifşa edilmesin. 
Kangren bir yokluğu peydahla içime. 
Kendi enkazına darağaçları kuracak kadar 
Bedbin depremleri ilmekle 
Ciğerlerimin en dipsiz kuyularına. 
Yürek mihrabımı öper gibi yapıp 
Gözyaşının tuzuyla sıvazla 
Sana tutuşmuş yaralarımı..

Sol cenahımda 
Şiddeti bilinmeyen zelzeleler. 
Kanımdan t/aşan yorgun kelebekler. 
Yüzyıllık uykular taşıyan 
Kör bıçağın ucunda küf rengi yokluk. 
Yusuf’un beyaz entarisinden bile utanan 
Kırgın çocukluğumun Araf’ını ifşa eden 
Ekmek arası iki ketum gözyaşım 
Kirpiklerimde yağmayı bekleyen.

Sesinden bir nihavent bir şarkı duymayalı 
Sustu alfabe, 
İçimin üşümüşlüğüne düştü 
Bir susak ateş. 
Kaypak bir gecenin içinde içten içe 
Sızlayan ince unutulmuşluk. 
Lime lime edilmiş bir yüreğin 
Dudak ucundan öpülmüş bir yalnızlık.

Eşantiyon bir ispiyonu 
Yüreğimde bir kürtaja zorlarken 
Tenzih etmiyorum yokluğunu. 
Hadi sevgili, 
Beni yokluğunla imtihan et. 
Besleme acılarımı 
Kirpiklerimin göğsünde emzirirken 
Hangi tehirli tren 
Uykusuzluğumun şiirlerini ulu orta öpebilir ? 
Tevazu bekleme benden ey aşk; 
Beni gözlerine kıyam et, 
Ki, tek bir gözyaşı için 
Kanlı bıçaklı olduğum ölüme hürmet edip 
Gözlerinin kıyametini bekleyeyim.

İsmail SARIGENE

Etiketler:


Gözlerin/i Bana Kıyam/et
Tarih: 18/01/2016 13:13:56

Gözlerin/i Bana Kıyam/et

En fiyakalı, 
En filinta yalnızlığı dik dudaklarıma; 
Ki, sensizliğim ulu orta ifşa edilmesin. 
Kangren bir yokluğu peydahla içime. 
Kendi enkazına darağaçları kuracak kadar 
Bedbin depremleri ilmekle 
Ciğerlerimin en dipsiz kuyularına. 
Yürek mihrabımı öper gibi yapıp 
Gözyaşının tuzuyla sıvazla 
Sana tutuşmuş yaralarımı..

Sol cenahımda 
Şiddeti bilinmeyen zelzeleler. 
Kanımdan t/aşan yorgun kelebekler. 
Yüzyıllık uykular taşıyan 
Kör bıçağın ucunda küf rengi yokluk. 
Yusuf’un beyaz entarisinden bile utanan 
Kırgın çocukluğumun Araf’ını ifşa eden 
Ekmek arası iki ketum gözyaşım 
Kirpiklerimde yağmayı bekleyen.

Sesinden bir nihavent bir şarkı duymayalı 
Sustu alfabe, 
İçimin üşümüşlüğüne düştü 
Bir susak ateş. 
Kaypak bir gecenin içinde içten içe 
Sızlayan ince unutulmuşluk. 
Lime lime edilmiş bir yüreğin 
Dudak ucundan öpülmüş bir yalnızlık.

Eşantiyon bir ispiyonu 
Yüreğimde bir kürtaja zorlarken 
Tenzih etmiyorum yokluğunu. 
Hadi sevgili, 
Beni yokluğunla imtihan et. 
Besleme acılarımı 
Kirpiklerimin göğsünde emzirirken 
Hangi tehirli tren 
Uykusuzluğumun şiirlerini ulu orta öpebilir ? 
Tevazu bekleme benden ey aşk; 
Beni gözlerine kıyam et, 
Ki, tek bir gözyaşı için 
Kanlı bıçaklı olduğum ölüme hürmet edip 
Gözlerinin kıyametini bekleyeyim.

İsmail SARIGENE

Etiketler:


Sağır Bir Şarkıda Unutuldu Kekeme Çocukluğum ş.
Tarih: 18/01/2016 13:13:14

Sağır Bir Şarkıda Unutuldu Kekeme Çocukluğum

Muhalif harflerin toplama kamplarında 
Yürek sesini kaybettiği zamanlardan bu dilsiz telaş. 
Tekil bir uykulardan kaçarken 
bir düş ağacının köksüz damarlarında 
bulunuldu sevdanın otopsisi. 
Aşırı dozda uykusuzluğun dehlizlerinde kaybettim 
İçimdeki çocuğun kırgın sesini. 
Tehirli kalmış cenazelerin 
Gıyabi namazında saf tutmuş tüm azınlıklar. 
Oysa iki uçurumun 
Kıyametten önce kavuşması kadar uzaktı vuslatları.

Çarmıha gerili kelebeklerin utangaç gözyaşlarında 
Temize çekiyorum ama günahlarını. 
Bir yetimhanenin yüzyıllık kapısında 
Unutulmuş bir çocuğun yaralı düşleri sahipleniyor 
Pansumanı gecikmiş yol üstü sancılarımı. 
Kırgın bir gökyüzünden perde perde düşüyorum 
Düşsüzlüğümün öksüz duvağına. 
Yapay bir çiçeğin kurak dudaklarında 
Asılı bulunuyor merdiven altı umutlarım. 
Üşümüşlüğümde yaktığım 
Hangi morg soğuğu cesetlerin bedeli bu ki, 
Yusuf’un gömleğinin en geniş düğmesine bile denk gelmiyor 
Alfabemin hiçbir harfi. 
Serbest şiirlerim sorgusuz sualsiz gözaltındayken 
Bir Filistin askısının merhametli kollarında 
İfşa ediliyor kısır gövdem. 
Hep mi aynı yerinden kırılır kırgınlıklarım ? 
hep mi aynı gölgede sobelenir karanlığı reddeden yoz aydınlığım ?

Yalnızlığın iktidarında sevdaya 
Muhalefet eden gözlerin kadar acıya rehin.. 
Yüreğim ise gözbebeklerinde 
Toprağa kavuşmadan kuruyan acıların kadar derin. 
Şimdi beni hangi anlatım bozukluğunda unutmaya yelteneceksin 
Ya da hangi sahipsiz bir darağacında yeniden yeşeren 
Utangaçlığımı hangi kurak geceye gelin edeceksin ? 
Fail-i meçhul bir şehrin telaşlı betonarme acılarında 
Öldürüldü içimdeki kekeme çocukluğum. 
Bileklerinde miadı dolmuş bir intiharın izini taşıyan gövdeme 
Yeni kayıp suretler arıyorum. 
Ve üveyik kuşları ölmeden 
Çelimsiz bir cinayetle sevişmelerim ifşa ediliyor ulu orta ve 
Kör bir bıçak şah damalarımda soğumadan çığlıklarım, 
Saçlarına dolanan baharları öldürmekten 
Dipsiz bir fiske izi bırakılıyor sol yanıma.

Sağır gözyaşlarımı öpen Yusufçukların hatrına, 
beni bana bırakma ey acı. 
Gövdemin azınlık gölgesine vuran şavkına inat 
Sen beni sana intihar et. 
Kısır özlemlerimi çoğul yalnızlıklarıma devşir. 
Tenin kokusunda sarhoş olan çiçeklerle ört 
Hastane koridorlarından kaçarken suçüstü yapılan morg yalnızlığımı. 
Sıvası dökülen betonların arasında anadan üryan kalmış 
Paslı demirlerin merhametine sar tahta arabalı çocukluğumu.

Sağır bir şarkıda unutmaya başla yüreğimi 
Kısır ve çoğul bir cenazeye kundakla 
Tenha yalnızlıklarımı. 
Bir intihar mektubunun mürekkebi kurumadan 
Gözlerimi gözlerine sıvazla son kez. 
Dudaklarının kurak Cennetinden vazgeçir beni ki, 
Yokluğunun Cehennemini şahdamarıma helal et…

İsmail SARIGENE

Etiketler:


sen olmak
Tarih: 10/09/2015 12:36:47

Her yalnız kaldıgımda anlıyorum sebebini
Alıştırmaya çalıştıgın gerçekleri.
Gittiginde yaşattıgın sitemleri,
Son kez geldiginde belkide yerimde olmayacagım.
Ben yoruldum,kendimden öte sen olmakdan,
Kavuşmayı beklerken ayrılıgı yaşamakdan.
Varlıgında buluyorum kendimi,
Bırakdıgında gözlerin oluyorum aglayı bilen,
Ben yine aynı,tipkı istedigin gibi...
Sahte sözler veriyorum kendime
Dahada çok ögreniyorum,ben sen olmayı.

Etiketler:


Bırakıp Gittin Beni
Tarih: 10/09/2015 12:36:23

Bırakıp Gittin Beni



Bırakıp gittin beni bütün kapılarda 
bütün çöllerde tek başıma koydun 
şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim 
vardığım hiç bir yerde değildin 
sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam 
hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını 
denizde dalgakırandan da boş boşluğunu bir günün 
seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği 

bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz 
her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle 
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni 
yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin 
düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden 

başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç 
bana bakıp görmediğin için 
ben yokken içini çektiğin için 

ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen 



Louis Aragon

Etiketler:


anla
Tarih: 10/09/2015 12:35:50

Anlatmak istedigim ne çok söz öbekleri var bir bilsen oysa
Her sözde sen her dizede mısra mısra.
Söylerdim utanmazdım gözlerine her baktıgımda
Suskunluguma sebeb oldu güzelligin birde isyanıma.



Bir sebeb bulup yüregine akmak isterdim şuursuzca
Yagmura özenirdim sessiz ve sedasız.
İlk kez duyuyorum sanki ismini
Her dinledigimde kalbim senin için atmayı dahada çok ögrendi..




Kendimce verdigim yeminleri geri aldım
Günahdı oysabir tek senin geri gelebilme ugruna.
Nasılda yalan söylemişim inanmadı kalp bile buna
Suskunluguma sebeb oldu varlıgın gözlerine her baktıgımda.



Acaba diye başlardım güneş yerini geceye bırakdıgında
Utangaçlıgıma inat hayalinle sevişirdim
Anlam veremezdim bir damla gözyaşına
Suskunluguma sebeb oldu varlıgın cismin belirip güneş doğduğunda.




Söyleyebilseydim ilk önce ismini söylerdim.
Daha sonra sarılıp gece dökdüğüm gözyaşından daha beterini dökerdim.
Güneşi dize getirip önüne sererdim
Suskunluguma sebeb oldu dilim bedenimden deyil YÜREGİMDEN anla.

Etiketler:


herkes değilsin
Tarih: 10/09/2015 12:35:12

Anla ki herkes değilsin!
Gel sevgilim biraz soluklanalım. Çok düştük biraz soluklanalım.
Maviye çalan bir çocuk geçsin gözlerimizden. Kara bir günü daha ifşa ettik mavilenelim.
Bir geceye daha sızdığımızın resmidir bu, bir karanlığı daha patlattığımızın.
Çok sesli bir koro oratoryomuzu yapsın.
Cümlelerin arasından sızıp bulanık bir ırmakta sır olalım.
/ Son virdine yataklık yapacağımız bir derviş bulalım. Çıtı pıtı bir kente, tedavülden kalkmış ağır nefeslerle girelim. Ve kenarı çentikli bir bilboardın tam ortasında bağdaş kuralım.
Gel sevgilim, kapısı çalınmamış evleri, yüzüne bakılmayan yetimleri hırkamızın altında, yüreğimizin boşluğunda saklayalım. /
Ah toprak, künhüne varamadığımız rüyalar, kaç yerinden çatladı bu tohum, sis neden ellerimizden akar, hangi işaret bu kumpası bozar ve gözlerin neyin rengine çalar?
Bir geceyi daha bölelim, bir dilim sana bir dilim aç kurtlara…
Dudaklarım mühürlendi sevgilim sandım yeryüzü mühürlendi. Tenimde zahit bir ateş.
Ey aşk sûretinde gelen yalan. Kocaman bir yüreğe dokunur gibi geçtin sokaklarımdan.
Ne kadar da sırnaşık bir heyüla göğümüzde asılı kalan güneş.
Dışın zaptedilmez harami. İçin sevgilim uyut beni.
Ruhumuzu darp eden isyan, erimez de saçaklarımızdan sarkarsa ihanet.
Cinneti o zaman sözlerinde tutuklu kalmış susuşlarım say.
Kabil emziren bir zamanla sürgit yoldaşlıkların kahrı düşlerimizi kundakladığında
bir sen bil herkes değilsin.
Ruhumuzun aynasında saklı kalan bir vahadır örgütlenmiş bu bahar.
Sen bilirsin bu kokuyu, yusuf’un zindanındaki küf, bu buğu.
Üzerimize serpiştirilmiş kıyımdır; ya coğrafyamız talan ya da sevincimizin atıldığı dipsiz kuyu.
Alnımızın çatından sarkıtılmış sarkaç mahşerin tam ortasından geçip hüznümüze dokunuyor.
Ve ruhumuz sevgilim ölüm görmüş yalnızlıklara gömülüyor.
Uzatmalı bir iklim bu. Hiçbir şey kadar masum.
Buğday teninde bir sözcük düşür kalbine. Başak renginde bir bahar çağır.
Ağlayan çocukların gözyaşlarını çal. Sıkılmış bir yumruğun öfkesini takdis et.
Ve öğret bana sevgilim demirin ve mizanın kavlince
Nedir sabrımızın gergefine takılıp kalan bu ayrıksı
Bu sükûnet…

Etiketler:


İki şehri var gecenin..
Tarih: 10/09/2015 12:34:37



İki şehri var gecenin, biri gözümde 
tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur 
gibi çöken siste, bana bu uykusuz 
şehri niye bıraktın, göze alamadığım 

bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin, 
gece değil istediğin hayli karanlık 
bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak 
hevesindesin! Gözlerini anlıyorum henüz 

bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin; 
gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız 
göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır, 
ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir, 
öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,

sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak 
şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim: 
Biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz, 
biri sis içinde kirpiklerine kadar açık, 
bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum 
konuşkan gözlerinde tek sözcük bile, 
gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde 



Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa şiir niye?

Etiketler:


Ölüm Bile Bana Ağlamaz.
Tarih: 29/05/2014 19:04:44

Vurulurum Kendimde. Ölüm Bile Bana Ağlamaz.. 




Etiketler:


SUS
Tarih: 29/05/2014 19:03:58
vazgeçmek için öyle uzun bir gece ki 
tutunmuşken sesine 
düşmek kadar yaralı 
düş kadar yalan 
başa dönmenin tutar yanı yok 
devam etmenin geleceği 
vazgeçmenin eteği örttü gecemizi



açarsak gözlerimizi biri ölecek 
kapattıkça ağlıyorum 
"ya ben" diyemeyeceğim kadar suçluyum bu gece 
bitmez vicdan hesabımda ağlıyorsam 
hayvanlığımdan
vazgeçmenin mümkünlüğü 
bir kadının korkusunda 
kendi korkusuzluğumda erdemsiz bir duruş 
şeytansı bir inat



insan olmanın sihrini 
bir aşkla bozmuşum 
haberim yok 
çocuk gülüşüm sinsiliğimin maskesi 
anlamlı kelimelerim hilelerimin kılıfıymış 
haberim yok 
vazgeçmeden de yaşanabilseydi bu sevda 
hak yemeden haklıca 
kural yıkmadan regalce 
ve boynumuza vebal almadan 
helalce



vazgeçmenin öncesinde 
vazgeçilmenin içindeyim 
sen bir adım sus 
ben koşar adım susarım 
konuşmadan yaşarım 
ölüm sessizliğimi

Etiketler:


BEN SEVERDİM
Tarih: 29/05/2014 19:03:23

Bir an gelir yüzünde çoğalır aşklar,
Sevinci,tebessümü yarınların sevdiğim,
Ben öncesinde hayatın
Ne şiirlerden geçtim,
Kelimesi yasaklı,yüreği yamalı bildiğim,
Koşarcasına hiçbir yazılmamışlığın,
Ve düşünmeden yaşanırcasına her aldatışlığın,
Düşmeden pençesine yüreksiz her ayrılığın,
Seni deliler gibi özlerdim sevdiğim,
Ve anlamaksa gözlerinden sevdalanmayı,
Ben sonrasında hayatın,hep suskunluk içinde
Ne yüreklerden silindim,

Gördüm,
Sen ellerinde bahar yağmurları,
Ben yüreğimde sevda yangınları,
Böyle bir hayattan arta kalanlarıma,
Yaşadığım yarınlarına,
Hep kazanmadan yenildim,



Ve gün bitimleri,
Her gece yalnızlığa ben giderdim,
Çoğalırdı aşklar yüzünde,
Paylaşılırdı,
Bir ömür yaşanırdı,bilirdim,
Sevdiğim,
İşte böyle bir hayatta seni yalnız,
Yüreğim bilerek,
Hep ben severdim.....

Etiketler:


ELLERİN
Tarih: 29/05/2014 19:02:52

Ve ellerin uçuşan yapraklar gibi 
birden nasıl yalnız olduğumuzu anladım 
kimseler yoktu ikimizden başka birbirine bakan . . .
| Cahit Zarifoğlu



Ellerine sarın kalbimin içini 
o ayla boyanmış nar ellerine
| Mehmet Akif İnan


davudi bir sesim vardı sonra kayboldu 
yıldızların üzerine çığ düştü ve ellerim 
damıttı ellerini
| İbrahim Tenekeci

Ellerin, ellerin ve parmakların

Bir nar çiçeğini eziyor gibi
| Sezai Karakoç


Bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.
| âh muhsin ünlü


dilimin ucunda, dingin gövdenin kapısındayım
seni tembihledim vakte, diyetini ödedim
bileklerim sancıyor, öyle özledim ellerini
| Ali Emre


Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
| Turgut Uyar


ellerini tutabilsem pia'nın
ölsem eksiksiz ölürdüm
| Atilla İlhan



mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin 
güze el değdirmeyen ellerin nerde?
| İsmet Özel


ellerini unutmadan

ellerini hiçbir yerde unutmadan
tekrar ol
tekrar ol . . .
| Birhan Keskin


Yağmur mu yağan öyleyse dinle
Islandım, üşüdüm senden uzakta, beni bırakma
Tut ki sensizlik bir ölüm başka türlü
Önce ellerin
Önce ellerin geliyor aklıma . . .
| Ümit Yaşar Oğuzcan

Denize yürümek ve ellerin

Kara bakmak ve ellerin
Hiç . . .
| Mevlana İdris


ellerin bir mecnun yurdu, upuzun bir sessizlik 
birlikte okuduğumuz kitaplar kadar sımsıcak. 
| Ahmet Telli

Etiketler:


ÖYLE BİR HAYAT
Tarih: 29/05/2014 19:01:52



Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını…
Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum.
Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkûmu,
gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki…

Etiketler:


Seni Unutamam
Tarih: 01/02/2014 21:10:15


Birtek Seni Unutamam

Bir Başıma Bu Kentin Sokaklarında Yürüyorum.
Üşüyorum.
Ne Kadar Uzaksan Bana O Kadar Soğuyor Hava.
Sen Yoksan, Sıcaklık Hep Mevsim Normallerinin Altında
Bu Yüzden Meteoroloji Raporları Umurumda Bile Değil
Kar Mı Yağıyor Yoksa Yağmur mu Bana Ne?
Ben Senin Hasretinle Sırılsıklamım Zaten
Daha Ne Kadar Islanabilirim Ki ?

Burada mısın Değil misin Belli Değil
Bazen Gidişlerin Kahramanı Oluyorsun
Bazen Sonsuz Kalışların
Doyumsuz Gecelerdesin Kimi Zaman
Bazen de Yalnız Karanlıklardasın
Bitmek Bilmez Bir Şarkısın ,
Ama Ben mi Notaları Yanlış Basıyorum da
Sen Bu Şarkıyı Söyleyemiyorsun?
Neden Susuyorsun ?

Aşkın Sessizliği Ne Kadar Korkunç Olur Bilir misin?
Bir Tek Kelimeye Hasret Geçen Gecelerin
Hesabını Soracağın Kimse de Yoktur Üstelik
Kendi Kendiyle Konuşana Deli Derler Ya
Beni Çoktan Akıl Hastanesine Kapatmaları Gerekirdi.
Hem de İflah Olmaz Hastalar Bölümüne

Yokluğuna Alışmaktan Korkuyorum,Ne Kadar Kötü
Yokluğunu Yürüyorum Sokaklarda
Yokluğunu İçiyorum Kadeh Kadeh
Hiç Gelmeme İhtimalin Bir İdam Mahkumuna Dönüştürüyor Beni.
Hiçbir Şey Yapmadan Beklerler Ya Hücrelerinde,
Ölümün Soğuk Nefesini Hissederek
Anlamlı Olan Bir Şey Yoktur Onlar İçin
Belki De Bir An Önce Ölmektir Akıllarından Geçen
Bu Bekleme İşkencesi Bitsin Diye
Bu Yokluk Hissi Öldürecek Beni

Gelebilme İhtimalinse Yüreğimdeki Kuşları Havalandırıyor
Kanat Seslerini Duy Gelmek İste Bana
Bir Görsem Yüzünü,Ah Bir Dokunsam Sana
Göreceksin,Sevdanın Çiçek Çiçek Açtığını
Umudun Bir Yangın Gibi Alev Alev İkimizi Birden Sardığını.
Anladım Ki Mümkün Değil Seni Sensiz yaşamak.
Ben O Gönlü Genişlerden Değilim
Madem İçimdesin,Yüreğimde Taşıyorum Seni
O Zaman Yanımda Da Olmalısın
Sensiz Yaşanmayacak Bu Aşk Ötesi Yok

Şimdi Yalnız Geceleri Seviyorum
Seni Yıldızlarda Buluyorum
Daha Bir Dayanılır Oluyor Sensizlik Sancısı
Mümkünü Yok Çıkmayacaksın Aklımdan
Bu Yüzden Gece, El Ayak Çekilmişken,
Hiçbir Ses Yokken Sen Ve Gece
Zaman Geçer,Her Şey Unutulur
Bir Örtüyle Kaplanır Acılar Ama
Bir tek seni unutamam

Mehmet COŞKUNDENİZ

Etiketler:


Ben Seni Kocaman Bir Yürekle Sevdim
Tarih: 01/02/2014 21:09:29

Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten.
Sen, benim en değerli yerimde,
yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın
Şimdi Oradasın ve Hepte Orada Kalacaksın.
Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek,
ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni.
Herhangi bir konuk değildin artık.
Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama.
Artık o yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya…
Ben dört mevsim baharı yaşıyorum seninle.
Çiçek çiçek açıyorsun yüreğimde.
Gökkuşağı zayıf kalıyor, senin renklerin karşısında.
Taze bir yaparak gibi yeşilsin. Açelyasın pembeliğinle.
Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı gülümsün.
Kırmızısın, ateşlerin kraliçesi, tende yanan alev gibi
Ve tabi ki sonsuzluk kadar masmavi…
En çok bu renklerle anmayı seviyorum seni.
Denize tutkuluyum;
denizi sensiz, seni denizsiz düşünemiyorum.
Seni severken dünyayı da seviyorum ben,
Hatta insanları da…
Kendime bile dar gelirken,
içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiyim artık.
En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile,
seni düşünmek yetiyor bana.
İçimdeki sevinç yüzüme yansıyor, gülüyorum.
Beni böylesine güldüren senin sevgin
ve ben hasrete rağmen, içten gülüşün ne demek olduğunu,
nasıl güzel bir şey olduğunu anlıyorum seninle.
Her şeye rağmen seviyorum seni.
Güçlüyüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yok seninle
Senin için Bizim için
Koca bir kente, koca bir ülkeye bile kafa tutabilirim.
Sana Dokunduğumu hayal ettiğim de bile,
patlama hazır bir volkan gibiyim.
Menzil sensin
ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritip, kül edebilirim.
Sana ulaştığımda ise bir Ceylinin su içmesi gibi kanacağın
Ve sadece senin girebileceğin
Masmavi gözlerin gibi sakin bir göle dönüşeceğim, biliyorum.
Sadece Sevmiyorum sana hayranım da…
Her halin öylesine deli çekiyor ki beni.
Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını,
saflığını, tatlı kurnazlığını,
çocukluğunu, olgunluğunu seviyorum.
Sesini de seviyorum suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını seviyorum.
Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamıyorum.
Sığmıyorsun cümlelere
ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olamıyor.
Seni severken yorulmuyorum. Çünkü sen yaşam kaynağımsın.
Her gün yeniliyorsun beni. Seninle çoğalıp, büyüyorum.
Eksik kalan neyim varsa sen tamamlıyorsun.
Ben Sen Gelmeden Ölmeyeceğim
Ölmeyeceğim
Yüreği Yüreğimde
Dokunulmamış Teni ile Tenimde Helalim
Çünkü sen ölmezliğin ta kendisisin.

Gel Hadi Bekliyorum,
Ötesi Yok İşte..
Seni Çok Seviyorum.

Mehmet COŞKUNDENİZ

Etiketler:


SEN GİT BANA AŞK KALSIN...Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum,...
Tarih: 01/02/2014 21:08:22

Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum, yapma allah aşkına! Ya hep kal benimle yada söz etme gidişlerden, yada silinsin isminde cismin de... Oynama benimle, dengemi bozuyorsun. Aşkı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda, böyle değildin sen...

Bittiyse heyecanın bileyim ben de. 'seni çok seviyrum' diye başlayan ve 'Ama..' ile devam eden cümleleri duymakan bıktım. Seviyorsan seviyorsundur, aması olmaz bu işin. Üstelik bir cümlede 'Ama' varsa bir önceki yargının hiç bir hükmü yoktur. 'Seni çok seviyorum ;ama, birlikte olmamız imkansız ... İmkansız diyebiliyorsan eğer sevmiyorsun demektir. Bahanelerin arkasına sığınma.

İnsanların hayatına sorgusuz sualsiz girip, darmadağın eden, sonra da hiçbir şey söylemeden gitmeye çalışanlardan nefret ediyorum.
Böylemisin sen de? Gerçekten gitmek mi istiyorsun? Yürekli ol biraz, hadi konuş. Söylemek istediğin ne varsa.


İki çift sözü haketmedimi bu aşk? Yaşanılan bunca şeye hiç mi saygın yok?
Ah ben, niye yanılıyorum hep? Niye tam "işte bu" dediklerim sömürüyor aşkımı? Biraz daha mı katı olmalıyım? Biraz daha mı kapalı tutmalıyım kapılarımı? Bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum. Bu devrin insanı değilim ben. Oyun çeviremiyorum,hesap yapamıyorum. Ban ait olmayan kişilere bürünüp bir plan dahilinde hareket edemiyorum. İnsanız biliyorum, hepimizin zaafları var, ve hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz. İyide hep beni mi bulacak bunlar?

Hiçbir kaygıya yer vermeden, hiç bir hesabı düşünmeden açsaydın bana yüreğini işte o zaman görürdün bir aşkın nasıl efsaneye dönüşe bileceğini.

Sen gözlerini kapıyorsun, sen varsın, başka hiç kimseye bakmıyorsun. Her şey senin çevrende şekillenmeli, ve herşey sana göre düzenlenmeli. Beceremiyorum, kusura bakma .

Aşk, tam teslimiyet ister, Kendini aşkın kollarına ya bırakırsın ya da bırakmazsın.
"Bir yanım dışarda kalsın" dediğin noktada aşkı boğarsın. Yok edersin o güzelim duyguyu. Bu yüzden hep cesurların işidir aşk. Kaşışları, yalanları, aptalca oyunları kabul etmez.

Aşk; saf, duru insanları sever. Kafasında binbir tilki dönenler aşkı yaşayamaz. Arınmalısın. En saf, en duru halinle dönmelisinki yaşaya bilesin aşkı. Kısacası sevgilim, sana göre değil bu iş.. senin yolun açık olsun, bırak aşk bana kalsın ...
MEHMET ÇOŞKUNDENİZ

Etiketler:


BUDA BÖYLE KALIŞIM
Tarih: 01/02/2014 21:07:30

seni sana ragmen yaşadım ben.
hep kaçışlarla dolu, hep eksik.
bir yanını tamamlasam,
mutlaka başka bir yerden açık veriyordum..
tamamlamaya uğraştıkça senin gizlerinde
kaybolup gidiyordum....
bedenine degil, ruhuna taliptim ben.
bu yüzden bu kadar zorlanıyorum..

ben bir ada`nın değil,



bir kıtanın kaşifiydim.
yola çıkmışım bir kere
dönüşüm yoktu ama öyle
çok duraklıyordum ki,
geriye dönüp baktığımda,
başladıgım yerden bir kaç metre bile
uzaklaşamadığımı fark ediyordum....
üstelik menzilin ucundaki sen,
benden daha hızlı kaçıyordun..
ufukta bile görünmeyen bir
serapsın sen benim için
MEHMET ÇOŞKUNDENİZ

Etiketler:




Sayfa:  1 | 2 | 3 | 4 | 5 | Sonraki >  Son >>



Copyright © 2007-2010 TurkSpace, Inc. All rights reserved.