Hoşgeldin Ziyaretçi, Giriş Yap yada Hemen Bize Katıl
CANLI SOHBET | EKLE
| DİL:
 
leylek_im
PROFİL   ALBÜM   BLOG   ZİYARETÇİ DEFTERİ   ARKADAŞLAR   BEĞENDİKLERİM   YORUM   ANKET   VİDEO  


Toplam 41 blog arasından 1 - 25 arası görüntüleniyor.


Sayfa:  1 | 2 | Sonraki >  Son >>


Uppps
Tarih: 25/01/2018 21:10:45

Monna Rosa -I- Aşk ve Çileler

Sezai Karakoç

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.

Kanadı kırık kuş merhamet ister.

Ah senin yüzünden kana batacak.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,

Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.

Mona Rosa bugün bende bir hal var.

Yağmur iri iri düşer toprağa,

Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,

Mona Rosa seni görmemeliyim.

Bir bakışın ölmem için yetecek.

Anla Mona Rosa ben bir deliyim.

Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,

Bende çıkar güneş aydınlığına.

Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.

Seni hatırlatır her zaman bana.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.

Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,

Işıksız ruhumu sallar da durur.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların

Bir nar çiçeğini eziyor gibi.

Ellerinden belli olur bir kadın,

Denizin dibinde geziyor gibi.

Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Saat onikidir söndü lambalar

Uyu da turnalar girsin rüyana,

Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Akşamları gelir incir kuşları,

Konarlar bahçemin incirlerine.

Kiminin rengi ak kiminin sarı.

Ah beni vursalar bir kuş yerine.

Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni

İncir kuşlarının bakışlarında.

Hayatla doldurur bu boş yelkeni.

O masum bakışların su kenarında.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Henüz dinlemedin benden türküler.

Benim aşkım uymaz öyle her saza.

En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,

Dinle ve kabul et itirafımı.

Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı

Alev alev sardı her tarafımı.

Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak,

Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.

Bir gün gözlerimin ta içine bak

Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten

Cevap versin bu kuş tüyüne.

Bir tüy ki can verir gülümsesen,

Bir tüy ki kapalı geceye güne.

Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.

Kanadı kırık kuş merhamet ister,

Ah senin yüzünden kana batacak.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Etiketler:


Aşk iki kişiliktir
Tarih: 25/01/2018 20:55:36


Değişir rüzgarın yönü,

Solar ansızın yapraklar;

Şaşırır yolunu denizde gemi,

Boşuna bir liman arar.

Gülüşü bir yabancının,

Çalmıştır senden sevdiğini;

İçinde biriken zehir,

Sadece kendini öldürecektir;

Ölümdür yaşanan tek başına

Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır,

Geceler boyu sevişmelerden;

Binlerce yıl uzaklardadır,

Binlerce kez dokunduğun ten;

Yazabileceğin şiirler,

Çoktan yazılıp bitmiştir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık

Seni bildiğin şarkılar;

Boşanır keder zincirlerinden

Sular tersin tersin akar;

Bir hançer gibi çeksen de sevgini

Onu ancak öldürmeye yarar:

Uçarı kuşu sevdanın

Alıp başını gitmiştir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,

Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.

Düşlerinde bir çocuk hıçkırır

Gece camlara sürtünürken;

Çünkü hiç bir kelebek

Tek başına yaşayamaz sevdasını,

Severken hiçbir böcek

Hiç bir kuş yalnız değildir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir.

Etiketler:


NAZİM
Tarih: 15/03/2017 12:53:33

Prag-Berlin treninde pencerenin yanındayım

akşam oluyor

dumanlı ıslak ovaya akşamın yorgun bir kuş

gibi inişini severmişim meğer

akşamın inişini yorgun kuşun inişine

benzetmeyi sevmedim toprağı severmişim

meğer

toprağı sevdim diyebilir mi onu bir kez olsun

sürmeyen

ben sürmedim

Platonik biricik sevdam da buymuş meğer

Etiketler:


İstanbul neğmesi
Tarih: 26/12/2016 10:56:36


dənizdə gün batırdı

mavi nisan günündə

martı quşları uçur

başımızın üstündə

neçə yol ölüm ilə

gəldik burun buruna

gecikmişəm bu axşam

son dəniz vapuruna

barları dolaşıram

həsrətinlə qol boyun

gəl apar məni burdan

sona yetsin bu oyun

nə doğmadı nə yaddı

ay ulduzlu bu şəhər

minarələr oyaqdı

gecə səhərə qədər

A.M

Etiketler:


Yalnız kişilere
Tarih: 26/12/2016 10:52:05

uzun gecənin şeiri

bəzən vağzallarda qatar gecikir

hardasa dağlarda bahar gecikir

gecikmiş məhəbbət romanları var

aynada xatirə dumanları var

mən şeir yazıram gecə yarısı

sancır ürəyimi bir bal arısı

ağlama gözünün yaşlarını sil

gecəyə qar yağır umrumda deyil

hanı rahatlığım dincliyim hanı

o qafası sərxoş gəncliyim hanı

mən sənin ömründən çıxıb gedərəm

alnıma bir güllə sıxıb gedərəm

pəncərə önündən bir kölgə keçir

mənim gümanımdan bir bəlkə keçir

çox uzun bir gecə dekabr ayı

sanki gülümsəyir oyuncaq ayı

gəl otur yanımda səssiz sədasız

ayrılaq bu gecə qansız qadasız

son dəfə bir şeir oxuyum sənə

hər şeyi təzədən başlayaq yen

Etiketler:


Qar
Tarih: 26/12/2016 10:46:54

Qar yağır

Qar yağır

Qar yağır

Qar yağır

...Qara çörək

Bəyaz pendir

Qırmızı çaxır

Qar yağır

Qar yağır

Qar yağır

Qar yağır


A.M

Etiketler:


Mutluluk acıları
Tarih: 07/09/2016 17:13:47

Bir şey karşına dikiliyorsa, seni yaralıyorsa,

bırak gelişsin, bırak acıtsın

kök salıyorsun, deri değiştiriyorsun

demektir.!

Senden seni doğurtan parçalanışa ne

mutlu ! 

Ne mutlu dayandığın tüm acılara !...

Etiketler:


tutamıyoruz zamanı
Tarih: 17/12/2015 23:33:42



İnadına yenilmeden aşık olmadan gel 
Bu gidişin sonu kötü kalbi kaybetme gel 
Siyahını bırak da gel derdi sil yeter 
Aşka zulmedip küsmesen yeter 
Şafağım kararır daralır geceler 

Yerine hiç beni koyup sarhoş oldun mu sen 
Kaderine boyun eğip dünle küstün mü sen 
Yüreğine cayır cayır kor çile saçıp 
Göz göre göre korku saklayıp 
Boğazına gömülüp sustun mu hiç 


Kal gittiğin yerde mutlu ol 
Ya da gel kalbimde tahta sahip ol 
Senin gülen yüzüne kurban bu serseri kalbim 
Ama karar ver tutamıyorum zamanı

17/12/2015

Etiketler:


şirim sen
Tarih: 11/06/2015 21:21:14

Suç benim değil ki. Şiir kokuyordu bakışların. Yazmamak gözlerine ihanet olurdu..

Etiketler:


aşk bu olsa gerek
Tarih: 11/06/2015 21:16:44

 İçin yanarken üşümek, Yüreğin kan ağlarken gülmek, Özleyip de sevdiğini görememek.. İşte aşk bu olsa gerek

Etiketler:


aşk böyle
Tarih: 11/06/2015 21:14:49

 Seni bulmaktan çok aramak isterim seni sevmeden önce anlamak isterim, seni bir ömür boyu bitirmek değil sana hep yeniden başlamak isterim...

Etiketler:


susqunluğuna hediyyem
Tarih: 17/05/2015 10:31:13

Susuyorsun.Bu kötü alışkanlığın nerdeyse bir senesi olucak yakında.Ona bir yerde partı kecirib,mutlu yıllar dileyecem..Sonda ise hediyye olucakNe hediyyesi?Yıllardır senin hep istediyin.Sana ve suskunluğuna hediyyem,benim ebediyyen gidişim.Hoşuna gider bence.

Etiketler:


sus mak andın bitmedimi
Tarih: 09/05/2015 20:40:23

Bir şey söyle bana. İçimdeki kayayı kaldırıp atacak bir şey söyle. Nefes alabileceğim bir şey de bana. »

Etiketler:


cok,uzak,cook,cook uzakkk
Tarih: 17/04/2015 14:21:49

Söyleyemezsin....

Bazen insanla o qeder yakin olarsun ki,...

Onu hale izah edəməsin.... 

Benim gibi...!

Söyleyemedim...Kaybetdim... !

Bakarsın gözlərinə ama anlatamazsin...

Bazen ele yakin olarsun ki ...

Nefesin olur..

Ellerini tutarsın...

Sonsuza kadar düşünersin..!

Ama yenede paylaşamazsın...

O senin canın olur, ruhun olur,

Yenede soyleyemezsin,

Sen susarsın, ama 

Goz yaşların susmazki,

Hep-hep... o konuşur, o anlatır...

Ne fark eder ki, dokunamazsın, 

Caninin canını yakar...

Süzüler dodaklara söyleyemezinki,

Çünki göz yaşları, bum-buz olur

Ruhunu üşüter kiyamazsınki zaten....

Bak o zaman da söyləyəməzsin...

İstersin amma yenede yapamazsın... 

Yenede söyleyemezsin...

Duyar deye düşünersin kendi-kendine...

Ama cevap alamazsın...

Çünki o çokdan buludlara kavuşmuş...

Etiketler:


işte
Tarih: 09/12/2014 01:13:21

ÖLÜ - FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA



Hangi mahallede imam yok,

Ben orada öleceğim.

Kimse görmesin ne kadar güzel,

Ayaklarım, saçlarım ve her şeyim.


Ölüler namına, azade ve temiz,

Meçhul denizlerde balık;

Müslüman değil miyim, haşa,

Fakat istemiyorum, kalabalık.

Beyaz kefenler giydirmesinler,

Sızlamasın karanlığım havada.

Omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayım,

Ki bütün azalarım hülyada.


Hiçbir dua yerine getiremez,

Benim kainatlardan uzaklığımı.

Yıkamasınlar vücudumu, yıkamasınlar,

Çılgınca seviyorum sıcaklığımı...

Etiketler:


.........
Tarih: 09/12/2014 01:08:27

ÖLÜME YAKIN - ORHAN VELİ KANIK



Akşamüstüne doğru, kış vakti;

Bir hasta odasının penceresinde;

Yalnız bende değil yalnızlık hali;

Deniz de karanlık, gökyüzü de;

Bir acaip, kuşların hali.


Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;

-Akşamüstüne doğru, kış vakti -

Benim de sevdalar geçti başımdan.

Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;

Zamanla anlıyor insan dünyayı.


Ölürüz diye mi üzülüyoruz?

Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada

Kötülükten gayri?


Ölünce kirlerimizden temizlenir,

Ölünce biz de iyi adam oluruz;

Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,

Hepsini unuturuz.

Etiketler:


Ağıt
Tarih: 09/12/2014 01:03:34

BİR FOTOĞRAFA - NAZIM HİKMET



Karşımdasın işte...

Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.

Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.

Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.

Tıkandığım o an,

Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,

Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.

Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.

Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.

Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,

bitti artık hepsi...


Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.

Bakış açım belli oldu yine.

Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.

Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.

Dağlara çarptım her esişimde.

Yollara küfrettim her gidişinde.


Demiştim sana hatırlarsan:

“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,

‘zamanla bırakmamak’tir..”

Şimdi bana, geçen o zamanın

Unutulmaz sancısı kalır


Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?

Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim..

Etiketler:


üşümeden yaşamak
Tarih: 09/12/2014 00:56:43

HAVA SOĞUK - NAZIM HİKMET



Hava puslu, soğuk

Kırlar koyu, kırmızı

Saman sarısı, ölü yeşil

Kış gelmek üzere oysaki gönül

Kışa girmeye hazır değil

Etiketler:


Çok zordur yaşamak böylece
Tarih: 09/12/2014 00:49:03

Ölmek kolay be çocuk

biz yaşamaya direnmeliyiz...



köşe başında kıstırılıp

karnına yediği tekmelerle

direncini yitiren bu ses

yığılıp kalıyor ağız boşluğuma



yaşamak ne idi, ölmek ne ?

iki metrelik bir odada uyanmak mıydı yaşamak

sevinç taşımayan menekşelere bakmak mı

yoksa, karşımda somurttukça somurtan kitaplar mı



içimde kalan son umut kırıntılarıyla

sımsıkı sarılmak mıydı gökyüzüne

umursamadan, kül rengi

yada zifiri karanlık olmasına



yağmurlu bir bahar gününde

kapanan kapıların dışında

boğazıma düğümlenen yumruyla

merdivenlerden yitip giden ayak seslerim..

Etiketler:


burakdım zamana
Tarih: 12/09/2014 14:38:00

Acılarınızı zamana burakıb ona fazla güvenmeyin.Zamanla kecmez,aksine kredisi artar.Her şeyi unutduracaq bir hap olsaydı daha kaliteliydi.

Etiketler:


Zillerime Basıp Kaçıyor
Tarih: 08/03/2013 14:46:19

Unutamıyor insan hatta deniyor defalarca
Daha da boğuluyor sanki aşkın sonsuzluğunda
Beceremiyor insan terk edip gitmeyi
Kalbinden söküp atmayınca
Zillerime basıp kaçıyor o çocuksu hallerin
Hatta hala doluyor o gün baktığın gözlerim
Zillerime basıp kaçıyor o çocuksu düşlerin
Hatta hala tir tir titriyor o gün tuttuğun ellerim
Kalbim artık atsa atsa sana çarpar bundan sonra
Ben vazgeçmem ölüm olsa
Aklıma artık yatsa yatsa senin fikrin varsa yoksa
Bırakmam ki dünya dursa
Kalbim artık atsa atsa sana çarpar bundan sonra
Ben vazgeçmem ölüm olsa
Aklıma artık yatsa yatsa senin fikrin varsa yoksa
Bırakmam ki dünya dursa
Zillerime basıp kaçıyor o çocuksu hallerin
Hatta hala doluyor o gün baktığın gözlerim
Zillerime basıp kaçıyor o çocuksu düşlerin
Hatta hala tir tir titriyor o gün tuttuğun ellerim
Kalbim artık atsa atsa sana çarpar bundan sonra
Ben vazgeçmem ölüm olsa
Aklıma artık yatsa yatsa senin fikrin varsa yoksa
Bırakmam ki dünya dursa
Kalbim artık atsa atsa sana çarpar bundan sonra
Ben vazgeçmem ölüm olsa
Aklıma artık yatsa yatsa senin fikrin varsa yoksa
Bırakmam ki dünya dursa
Kalbim artık atsa atsa sana çarpar bundan sonra
Ben vazgeçmem ölüm olsa
Aklıma artık yatsa yatsa senin fikrin varsa yoksa
Bırakmam ki dünya dursa

Etiketler:


her şeye rağmen
Tarih: 08/03/2013 14:43:07

Kan keder gözyaşı ve ümit her şeye ragmen
Yaşamak inadına
Vazgeçmiyor sızım sızım sızlarken
Kaç bin yıllık bir kıyımdır bu?
Nasıl direniyor insan hala?
Gerçekten ümit var mı?
Ah bunca günahla?
Bari sen bırakma ellerimi
Bari sen yapma
Şimdi her zamandan
Daha fazla sarılmalıyız aşka
Yanıyor dünya sonumuz yakın
Gel bütün gücünle kalbime tutun
Aglıyor dünya halimiz hazin
Sevişmeliyiz aşkta yoksa yoksun yokum
Kaç bin yıllık bir kıyımdır bu?
Nasıl direniyor insan hala?
Gerçekten ümit var mı?
Ah bunca günahla?
Bari sen bırakma ellerimi
Bari sen yapma
Simdi her zamandan
Daha fazla sarılmalıyız aşka
Yanıyor dünya sonumuz yakın
Gel bütün gücünle kalbime tutun
Ağlıyor dünya halimiz hazin
Sevişmeliyiz aşkta yoksa yoksun yokum

Etiketler:


Unut
Tarih: 16/08/2012 14:43:36
UNUT

Unut
Unuttuğunu
Islak incir tanelerini
Zeytinin rengini
Ekmeğin buğusunu
Sen mi geldinleri unut
Unut işte
Unutmak en iyisi
Unut iyisi mi
Hep ellerin sıcaktı ya
En sıcak ellerindi
Elin elime değdiğini unut

Yıldız yıldız
İstanbul istanbul
Akşam akşam
Yavaş yavaş
Şarkı şarkı
Nasıl diyorlarsa nereye koyarsın böyle bir aşkı
Öyle unut
Hiçbir yere koyamadığım bu aşkı


İBRAHİM SADRİ

Etiketler:


KUŞ HATIRALARI
Tarih: 16/08/2012 14:40:34

Benim çoculuğumda soframıza kuşlar konar

Rüyalarımıza melekler uğrardı.
Kapımızdan yoğurtçu
Bahçemizden ishakkuşu
Kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.

Kışın bir sobamız olurdu

Sobanın yanında kedimiz
Kedinin önünde yün yumağı
Bir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik.

Yerli malı kullanan

Yurdunun üç tarafı denizlerle çevrili
Kuruincir üzüm fındık
Tütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştiren
Kuru üzüm inciri satan
Karşılığında
Çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan
Bir toprağın fertleri...
Biraz yoksul biraz mütevekkil
Biraz mahcup biraz kırılgan
Biraz naif ama hep umutlu...

Özlerdik.

Memleketteki halamızı
İnce doğranmış bir dilim pastırmayı
Yurttan sesler korosunu
Akşam komşuluklarını
Radyo tiyatrolarını
Sabah ezanını
Kalaycıyı bozacıyı
Münir nurettin şarkılarını
Orhan boran yarışmalarını
Kandil gecelerini
Duvarlarımızın sarmaşıklarını
Bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını
Okulönü kozhelvalarını
Akşam oturmalarını
Ve hayatı...

Top oynardık

İp atlar kedi kovalar
Taşlarla birbirimizin başını yarar
Mahalle savaşları çıkarır
Gece olunca da tutar babalamızın elinden
Yazlık sinemaya gider
Sadri Alışık Vahi Öz
Belgin Doruk Cüneyt Arkın seyreder
Olimpos gazozlar içer
Güler eğlenir bağırır çağırır
Dönerken yıldızları sayardık.
Sıkı çocuklardık.

Hepimizin birer yıldızı vardı

Onlara isim takardık
Onlar da bize isim takardı
Pus ve dumandan önce bu şehrin
Geceleri gözkırpan ve isimler takılan yıldızları vardı.

Benim yıldızıma Mehlika adını vermiştik

Biz kimseden yana değildik.

Kimsenin de kendinden yana olmasını istediği birileri

Olmazdı.
Bir değirmendeydik
Öğütülen
Öğütülürken türküler söyleyen
Buğday başaklarına benziyorduk.
Ben
Çorbalardan tarhanayı
Yemeklerden kurufasulyeyi
Sigaralardan harmanı
Belki bunun için çok sevdim.

Yollar bozuk musluklar bozuk

ziller bozuk paralar bozuk
Ama adamlar sağlamdı.

Bu şehrin yıldızları vardı.

Saçlarına kurdelalar takan
Çivitle yıkanmış beyaz çoraplarına
leke bulaşmasın diye su birikintilerinden sakınan
Gözleri önlerinde
Yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde
Küçük çocukları vardı bu şehrin
Bu şehrin yıldızları vardı.

Ben Fenerbahçeyi amcam Vefayı tutardı.

Konya tahıl ambarı Mersin muz cennetiydi.
Taksim'den Fatih'e troleybus kalkar
Şişhane'de mutlak raydan çıkardı.
Vallahi hayat zor, fakat çok matraktı.

Muammer Karaca adına bir tiyatro binası yoktu

Bizzat kendisi vardı.

Başımız ağrırdı komşumuz vardı

Gönlümüz daralırdı komşumuz vardı
Çorbamızı umutlarımızı
Memleket kadar kalbimizi paylaştığımız komşularımız
Vardı.

Geceleri bekçimiz

Gündüzleri sütçümüz
Bizim kadar zayıf da olsa
Nohuta makarnaya alışmış da olsa
Sarman adında bir kedimiz
Ceplerimizde kırık misketlerimiz
Çamur bulaşığı ellerimiz
Ve gülümseyen bir yüzümüz
Göstermekten utanmayacağımız bir içimiz
Bir araya gelerek çektirebileceğimiz
Bir aile fotağrafımız vardı.

Bir sabah bütün iyi şeylerin

Ayvansaray iskelesinden
Hayal ülkesine doğru demir alan
Bir şirket-i hayriyye vapuru gibi
Aramızdan ayrıldığını gördük.
Sonra Ayvansaray'ın suları çekildiğini yazdı
Gazeteler
Süheyla hanımın Raci beyin
Melahat mehveş ablanın
Niko'nun Ercüment efendinin çekildiğini ise
Yazmadılar nedense
Ama yok ama yoklar.

Ne harman sigarası kaldı geriye

Ne olimpos gazozu
Ne Sadri alışık.

Kalan bir tortuydu belki.


Belki kırık bir rüya denizi

Belki suya düşürdüğümüz suretimizin
Cep aynamıza nüktedan bir yansımasıydı herşey.
Herşey Maltepe sigarasının
Her arandığında
Her bakkalda bulunabilmesi ile
Büyüsünü kaybetmişti belki de.

Belki de biz bir rüya mı görmüştük?


Hadi hepsi yalandı.

Hadi hepsi hayaldi.
Hadi hepsini ben uydurmuştum
Ama rüyalarımızın melekleri
Ve sofralarımızın daim konukları kuşlar?
Ya onlar?
Onları siz de görmediniz mi?
Sizin de sofranıza konup
Rüyalarınıza uğramadılar mı?
Onlar da mı yalandı?

İbrahim Sadri

Etiketler:


BİR ADIN KALMALI
Tarih: 16/08/2012 14:38:50






Bir adın kalmalı geriye
Bütün
kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın
peşinde kuvvet
Evet nihayet bir adın kalmalı geriye
Birde o
kahreden gurbet
Sen say ki ben hiç ağlamadım
Hiç ateşe tutmadım
yüreğimi
Geceleri koynuma almadım ihaneti
Hele nihavend hele
buse hiç geçmedi aklımdan
Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın
İçimin
nehirlerinden
Evet yangın
Evet salaş yalvarmanın korkusunda
talan
Evet kaybetmenin o zehirli buğusu
Evet isyan
evet
kahrolmuş sayfaların arasında adın
Sokaklar dolusu bir adamın
yalnızlığı
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere
önü menekşelerinde her akşam
Dağlar sonra oynadı yerinden
Ve
hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
Sen say ki yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı

Yani ben seni sevdiğim zaman
Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün
kadar felaketiydi yaşamanın
Yine de
Bir adın kalmalı geriye
Bütün
kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın
peşinde kuvvet
Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye
Bir de o
kahreden gurbet
Beni affet
kaybetmek için erken
Sevmek için
çok geç

İbrahim Sadri

Etiketler:




Sayfa:  1 | 2 | Sonraki >  Son >>



Copyright © 2007-2010 TurkSpace, Inc. All rights reserved.