Hoşgeldin Ziyaretçi, Giriş Yap yada Hemen Bize Katıl
CANLI SOHBET | EKLE
| DİL:
 
BERiL_NL
PROFİL   ALBÜM   BLOG   ZİYARETÇİ DEFTERİ   ARKADAŞLAR   BEĞENDİKLERİM   YORUM   ANKET   VİDEO  


Toplam 3164 blog arasından 1 - 25 arası görüntüleniyor.


Sayfa:  1 | 2 | 3 | 4 | 5 | Sonraki >  Son >>


iNSAN VE ANGUT KUSU,. ( AVCILAR NEDEN ANGUT KUSUNA ATES ETMEZ,.)
Tarih: 03/04/2013 02:44:35

iNSAN VE ANGUT KUSU,. ( AVCILAR NEDEN ANGUT KUSUNA ATES ETMEZ,.)

Kimi zaman "Angut" oluruz kimi zamanda başkalarına "Angut" deriz. Angut'un argo da ne anlama geldiğini bilmiyorum(1). Herhalde iyi anlamda da söylemiyorlardır. Burada bu konuya değinmemizin nedeni Angut Kuşu(2) ile ilgili bir söylence


Beyşehir’in kıyı köylerinin birinde yaşlı bir balıkçı varmış. Kendi yaptığı kayıkla kış demez, yaz demez gölde balığa çıkar geçimini bu yoldan sağlarmış.


Yaşlı balıkçı, bir gün avcıların yaraladığı bir angut kuşuna rastlamış. Bakmış ki, kuşcağız ağır yaralı ve ölecek; onu yakalayarak yarasını sarmış ve iyileştirmiş. O günden sonra balıkçı ile angut kuşu dost olmuşlar. Öylesine dost olmuşlar ki, Balıkçı gölde avlanırken kuş gelip balıkçının omzuna konarmış.


Soğuk ve fırtınalı bir kış günü Balıkçı yine ava çıkmış. Ancak dalgalar bir süre sonra öylesine azmış ki, köhne kayığı parçalanıp batmış. Balıkçı yüzerek kendini bir adaya zor atmış. Bir süre sonra kar da yağmaya başlamış. Yaşlı Balıkçı, sığındığı Taş kovuğunda, ıslak elbiseleri ile neredeyse donacakmış.


O sırada dostu olan angut kuşunun yanındaki bir ağacın dalında tüneyerek, acılı gözlerle kendine baktığını ve cıvıldadığını görmüş. İhtiyar kuşa balıkçılardan yardım getirmesini söylemiş.


Bunun üzerine kuş, yardım getirmek üzere uçup gitmiş. Diğer balıkçılar, kıyıda bir avcı kulübesinde oturmuşlar, yaktıkları ateşte ısınıp, sohbet ediyorlarmış. Uçarak içeri giren kuş önce çırpına çırpına dolanmış ve sonra yanan ateşli bir dal parçasını gagasına alarak uçup gitmiş.


Aldığı ateşi götürüp yaşlı balıkçının önünde bırakmış. Balıkçı hemen tutuşturduğu dal parçaları ile ısınıp donmaktan kurtulmuş.


Ölümden dönen balıkçı dua etmiş. Demiş ki; “ Her kim angut kuşuna tüfek atarsa tüfeği parçalansın.”


Duası kabul olası imiş. Bu yüzden avcılar, angut kuşuna tüfek atamazlar, atarlarsa tüfeklerinin parçalanmasından korkarlarmış.



notlar
1-angut argo olarak boş boş bakan,laftan anlamayan kişiler için kullanılırmış 

2-Angut kuşu'nun eşi öldüğü zaman yada öleceği zaman eşinin başucunda ayrılmadan beklermiş. bu sırada oraya bir başka canlı yaklaşsa dahi çok ürkek hayvan olmasına rağmen kaçmazlarmış
Fotoğraf: iNSAN VE ANGUT KUSU,. ( AVCILAR NEDEN ANGUT KUSUNA ATES ETMEZ,.)  Kimi zaman

Etiketler: MORCiVERT


Angut'un Eşine Sadakati,....
Tarih: 03/04/2013 02:43:35

Angut'un Eşine Sadakati,.... 

Birisi bize "Angut" dese bozulur belki kavga ederiz. 
Ama angut'un hikayesi ise çok duygusal. 

Angut kuşları, eşi öldükten sonra başka bir kuş ile çiftleşmeden 
Hayatının sonuna kadar yas tutuyor. 
Angut, ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde evcilleştirilebilen bir yaban kuşu. 

Angut sözcüğüyle adlandırılan bu kuş türü, 
Adeta eşe Sadakatin de simgesi. 

Türkçede mecazi olarak Herkesin haksız bir şekilde kullandığı bir ifadedir 
''Kaba saba, ahmak'' anlamında da kullanılan 
Biri laftan anlamayınca, boş boş bakınca ya da 
Aptallık edince hemen 
'Angut musun?' der günümüzün insanı. 
Angut'un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir sürü insan 
var ülkemizde. 

Özelliği nedir bilir misiniz? 
Angut kuşunun eşi öldüğü zaman yanına o anda başka bir 
Yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dahi gözlerini bir dakika 
Bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan 
O da ölene kadar onun başucunda bekler. 

İşte bu canlının yaptığı en büyük 
'Angut'luk budur. 
Ayrıca 
Bu olay bütün Angut kuşları için geçerlidir, 
arada bir görülen bir şey değildir. 
Dişi olsun erkek olsun bütün Angut kuşlarının 

Çok ürkek bir hayvan olmasına rağmen 
Eşinin Ölüsünün başında bekleyen 
Angut kuşuna elinizi uzatsanız dahi oradan kaçmaz. 
Hani derler ya 'Angut gibi bakmasana' diye... 

Keşke herkes Angut gibi bakabilse değer verdiklerine. 

Bundan sonra bazılarına 'Angut' demeden önce 
Bir kere daha düşünün. 
Bir "Angut" bile olamayan 
O kadar çok insan var ki artık günümüzde.
Fotoğraf: Angut'un Eşine Sadakati,....   Birisi bize

Etiketler: MORCiVERT


KAHVE,..
Tarih: 03/04/2013 02:42:27

KAHVE,..

Alt tarafı bir fincan kahve deme,hayat bu, her anıyla güzel ve anlamlı.

Her kahve aynı tadı taşımaz... Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona
gore degişir...***

Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun
ağlarken içtigin kahvenin tadı kederlidir... Kahve telvesine yüreginin acısı
karışır. ***

Bir pazar öğle sonrası annenin "hadi bir kahve yap da içelim" dediği
kahve huzurludur... Köpükler annenin göz bebeklerine yansır... Dudağının kıyısında kalan küçük bir gülümsemedir... ***

Bir gece vakti zil zurna sarhoş birinin içtiği kahve düşülen kuyudan
çıkma cabasıdır... Koyu kıvamlı kahverengi bir ipe tutunur çıkarsın ...
çıktığın an uyuyakalırsın... ferahlıktır!!! ***


Dostlarla içilen kahve neşedir... Kahkahalar köpüklerin üzerinde
yüzer...***

Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır...Acıdır
tadı... Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır...***

Baban için yaptığın kahve sevgi doludur... çay bardağında, az
şekerli... Kahve gibi görünmez sana... Ama sıcaktır dumanı tüter ve kokusu büyülüdür... ***

Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve baskadır... Isıtır
insanın...içini...***

Yorgun olduğunda içtigin kahve hafifletir seni... Kendine getirir,
unutturur günün ağırlığını...***

Kahve aynı kahvedir belki... köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı
kahvedir ama icilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadlari
degişir...Her kahve aynı değildir bu yüzden... ***

Sizin kahveniz nasıl olsun ???
Fotoğraf: KAHVE,..  Alt tarafı bir fincan kahve deme,hayat bu, her anıyla güzel ve anlamlı.  Her kahve aynı tadı taşımaz... Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona gore degişir...***  Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun ağlarken içtigin kahvenin tadı kederlidir... Kahve telvesine yüreginin acısı karışır. ***  Bir pazar öğle sonrası annenin

Etiketler: MORCiVERT


Artık demir almak günü gelmişse zamandan,.
Tarih: 03/04/2013 02:40:53

Artık demir almak günü gelmişse zamandan, 
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. 

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; 
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. 

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, 
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli. 

Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu. 
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu. 

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; 
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler. 

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden. 
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Yahya Kemal Beyatlı


Etiketler: MORCiVERT


ÖFKE..! (ÇOK GÜZEL BİR HİKAYE..OKUMADAN GEÇME..)
Tarih: 03/04/2013 02:38:50


ÖFKE..! (ÇOK GÜZEL BİR HİKAYE..OKUMADAN GEÇME..)

Adam, telaşlı, öfkeli bir halde hanımına bağırıp, çağırıyordu. Babalarının sesini duyan iki çocuk ise yataklarından kalkıp salona gelmişti. Babalarının öfkesini görünce, korkmuş, sinmiş halde birer koltukta sessizce oturup kalmıştı. Adam, ç
ocuklara, hanımın üzüntüsüne aldırmadan söylenip duruyordu:

-Söyledim değil mi, söyledim. Bu gün toplantı olduğunu, açık mavi gömleği ütülemeni söyledim. “Kahverengi gömlekle gidiversen nolur! muş. Bugün sunum yapacağım, karamsar bir görüntü mü vereyim, dinleyenlerin içi kararsın, bu da projeye verecekleri oyu etkilesin! Bunu mu istiyorsun?

-Tamam bey, bitti işte.

Adam açık mavi gömleği hışımla aldı;

-Bitti, tabi bitti ama ben geç kaldıktan sonra bitmiş neye yarar.

Hanımı çocukların korkmuş yüzlerine baktıktan sonra, yine eşini sakinleştirmeye çabaladı;

-Dün bundan da geç çıkmıştın, vakit var, yetişirsin.

-Anlamıyor ki, anlamıyor ki. Bu gün sunumu ben yapacağım. Herkesten önce gitmeliyim ki, gelecek önemli konuklara ‘Hoş geldin’ demeliyim.

Adam bir sürü söz daha söylenerek, bağırarak çıktı, arabasını çalıştırıp uzaklaştı. Hanımı, direksiyon başında da öfke saçan eşinin halinden endişelendi, “Bir kaza yapmasa bari”.. Eşi uzaklaşınca, çocuklarının yanına gidip sarıldı, rahatlatmaya çalıştı.

-Madem erkenden kalktınız, hemen size sultanlara layık bir kahvaltı hazırlayıp getireceğim.

Mutfağa geçti, zihnindeki huzursuzluğu dağıtmak için hemen neşeli müzikler çalan bir radyoyu açtı. Ocağa haşlamak için yumurta koydu, cezvede süt ısıtmaya başladı. Masaya zeytin, peynir, reçel koymayı da ihmal etmedi. Biraz sonra çocuklarına seslendi

-Kahvaltınız hazııır!

Çocuklar kahvaltıya otururken, radyoda müziğin birden kesilmesi dikkatini çekti.Son dakika haberi anonsuyla, radyonun sesini biraz daha açtı. Radyo’da zincirleme bir kaza haberi vardı. Ayrıntılarla biraz sonra birlikte olacağız demişti spiker ama kazanın yerini söylediği andan itibaren o sandalyesine yığılıp kalmıştı. Spikerin bahsettiği kaza yeri, kocasının her gün işe giderken geçtiği dörtlü kavşaktı. Eşinin bu kavşaktaki trafikten şikayetçi olduğunu, her sabah yoğun bir trafik olduğunu söyleyişi aklına geldi. “Geç kaldım diye acele edip acaba o da” Aklına gelen düşünce içini daha da yaktı, hemen ayağa kalktı.

-Çocuklar, unutmayın ocağa yaklaşmak yasak. Kahvaltınızı yapıp salona geçin, oynayın. Benim acil bir yere uğramam gerek, kapıyı da kimseye açmayın tamam mı?

Sokağa çıkmak için üzerine bir şeyler aldı, cebine de bir taksi parası aldı. Kapıya yöneldiğinde kocasının bu kazada ölmüş olabileceği endişesiyle kabaran yüreğine daha fazla dayanamayıp, ağlamaya başlamıştı. Gözyaşlarını çocukları görmesin diye, açık olan mutfak kapısına sırtını dönmeye özen gösteriyordu. İçindeki acının kocasının ölmüş olma ihtimali kadar, giderken kendisini kırması ve çocuklarının önünde bağırıp çağırmasından da kaynaklandığını anladı. Oysa her zaman böyle öfkeli değildi.

-Eğer ölürse, çocuklarım babalarını, son gördükleri haliyle mi hatırlayacak? Kalp kıran, öfkeli bir baba olarak mı kalacak akıllarında?

Kapıdan çıkarken, çocuklarına bir kez daha seslenecekti ama artık akan gözyaşları saklanamayacak haldeydi. Hemen kapıyı açıp dışarı çıkmak için hamle yaptı ama karşısında kapıya doğru adım atmakta olan kocası vardı. Adam, bir an karısının ıslak yanaklarına baktı; “Haberleri mi dinledin?” diye sordu. Hanımı, konuşamadan sadece başıyla onayladı. Adam, önce sarıldı, sonra eşinin yanaklarını sildi. Hanımı zorlukla sordu;

-Hani önemli bir toplantına geç kalmıştın, niye döndün?

-Kaza benim hemen yakınımda oldu. O anda toplantıdan daha önemli bir şeyi unuttuğumu hatırladım. Eğer o kazada ölseydim”

O anda çocuklar da yanlarına gelmiş, babalarının yine öfkeli olabileceğini düşünerek, annelerinin yanında durmuştu. Adam, bütün içten, samimi gülümsemesiyle çocuklarını yanına çağırdı, boyunlarına sarıldı, yanaklarından öptü.

-Ben bu gün büyük bir hata yaptım ve evden çıkarken, sizleri ne kadar sevdiğimi söylemeyi unuttum. Böyle önemli bir şey unutulur mu hiç. Ne yapalım, ben de geri döndüm.

NE ZAMAN ÖLECEĞİMİZİ, BAŞIMIZA NE GELECEĞİNİ HİÇBİR ZAMAN BİLEMEYİZ. BU YÜZDEN SEVDİĞİNİZ İNSANLARLA AYRILIRKEN HEP GÜZEL HATIRLANACAĞINIZ BİR ŞEKİLDE VEDALAŞIN. BAZI ŞEYLERİN TELAFİSİNİ ETMEK İÇİN FIRSATINIZ OLMAYABİLİR BİR DAHA…







Etiketler: MORCiVERT


....Bendeki SEN..
Tarih: 03/04/2013 02:01:03

Gizemli bir dokunuştur sevgi Kimi zaman canın yanar
Kimi zaman içini ısıtır Ama ne olursa olsun vazgeçilmezdir
____________Tıpkı SEN gibi________________
sen benim en büyük sevabımsın sag omzumda taşıdıgım sevabını ödeyemedigimsin''''...!
Yürek Benim, '' SEVDASI SEN...! '' Dil Benim, '' SÖZLERİ SEN ..! ''
Göz Benim, '' AYDINLIĞI SEN...! '' Ten Benim, '' HİSSİ SEN...! ''
Ben dokunurum, '' İZİ SEN...! '' Acısı Benim, '' HAYALİ SEN EY SEVGİLİ...! ''
'' HER DURUMDA HAYATTAN BASKINSIN...! ''
Nedir o halde Benim sızlanışım...!... '' CAN BENİM; VARSIN O DA, SEN'DE KALSIN....Bendeki SEN..
Fotoğraf: Gizemli bir dokunuştur sevgi Kimi zaman canın yanar Kimi zaman içini ısıtır Ama ne olursa olsun vazgeçilmezdir ____________Tıpkı SEN gibi________________ sen benim en büyük sevabımsın sag omzumda taşıdıgım sevabını ödeyemedigimsin''''...! Yürek Benim, '' SEVDASI SEN...! '' Dil Benim, '' SÖZLERİ SEN ..! '' Göz Benim, '' AYDINLIĞI SEN...! '' Ten Benim, '' HİSSİ SEN...! '' Ben dokunurum, '' İZİ SEN...! '' Acısı Benim, '' HAYALİ SEN EY SEVGİLİ...! '' '' HER DURUMDA HAYATTAN BASKINSIN...! '' Nedir o halde Benim sızlanışım...!... '' CAN BENİM; VARSIN O DA, SEN'DE KALSIN....Bendeki SEN..

Etiketler: MORCiVERT


Unutamayacağım İki Şey Var Hayatta..!
Tarih: 03/04/2013 01:59:56

Unutamayacağım İki Şey Var Hayatta..!
Bir, '' GÖZLERiME '' Derinden Baktığın An..!!
İki, Yine '' O GÖZLERiM '', den Yaş OLupta Aktığım An...!!!
UZAK Olsan da..Yokluğun Kadar Değerlisin Bu CAN Da..Seni Uzaktan Sevmek ACI Verse de Bana..VARLIĞINA
Sığınmak en Güzeli Aslında ,Ellerimi Uzattığımda SANA Dokunamasam da..Gözlerimi Kapadığımda Hep BENİMSİN Aslında,Söylediğin SÖZLER Kalbimi Acıtsa da..Benim KALBİM Sende, Sakın Sakın
Unutma...!
Fotoğraf: Unutamayacağım İki Şey Var Hayatta..! Bir, '' GÖZLERiME '' Derinden Baktığın An..!! İki, Yine '' O GÖZLERiM '', den Yaş OLupta Aktığım An...!!! UZAK Olsan da..Yokluğun Kadar Değerlisin Bu CAN Da..Seni Uzaktan Sevmek ACI Verse de Bana..VARLIĞINA  Sığınmak en Güzeli Aslında ,Ellerimi Uzattığımda SANA Dokunamasam da..Gözlerimi Kapadığımda Hep BENİMSİN Aslında,Söylediğin SÖZLER Kalbimi Acıtsa da..Benim KALBİM Sende, Sakın Sakın Unutma...!

Etiketler: MORCiVERT


''KONUŞAMIYORUM İÇİME ATIP SUSUYORUM.!
Tarih: 03/04/2013 01:58:53

Suskunluğun Misafiri Olmaktan Haz Alıyor ''YÜREĞİM''...Musalla Taşındaki ''CESEDİN'' Suskunluğu Kadar Suskunum... Konuşmalara ''KÜSTÜM'' Gemilerim Artık Kendime ''YOL'' Alıyor... Her Zaman Her Yerde Her İstenileni Anlatamıyorum...Kime...Neyi...Nasıl İspatlayacaksın...O Halde Suskunluğun Elini Tutuyorum...Merhem Tutmaz Öyle ''YARALARIM'' Var ki...''KONUŞAMIYORUM İÇİME ATIP SUSUYORUM.!
Fotoğraf: Suskunluğun Misafiri Olmaktan Haz Alıyor ''YÜREĞİM''...Musalla Taşındaki ''CESEDİN'' Suskunluğu Kadar Suskunum... Konuşmalara ''KÜSTÜM'' Gemilerim Artık Kendime ''YOL'' Alıyor... Her Zaman Her Yerde Her İstenileni Anlatamıyorum...Kime...Neyi...Nasıl İspatlayacaksın...O Halde Suskunluğun Elini Tutuyorum...Merhem Tutmaz Öyle ''YARALARIM'' Var ki...''KONUŞAMIYORUM İÇİME ATIP SUSUYORUM.!

Etiketler: MORCiVERT


SEN'' Yazdığım son "ŞİİRİMSİN"...
Tarih: 03/04/2013 01:57:50

SEN'' Yazdığım son "ŞİİRİMSİN"...
Nasıl başlayacağımı bilemediğim,
Bitirmeyi bir türlü beceremediğim...
...''SEN'' Gittiğim en son "ŞEHİRSİN"...
Gitmeye "CESARET" edemediğim,
... ......Dönmeyi öğrenemediğim...
ve ''SEN'' Kalbimin en son "DURAĞISIN"...
''SEN'' Benim Ol diyemediğim,
Başkasına Veremediğim,
Kaybetmeyi göze alamadığımsın...
"SUSUP" öylece senden bir "SES" beklediğimsin........
Fotoğraf: SEN'' Yazdığım son

Etiketler: MORCiVERT


YENi EVLENENLERE VE BEKARLARA,.!!
Tarih: 03/04/2013 01:55:41

Bir kadın anlatıyor:
Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı

Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu

Sonunda kararımı ona da açıkladım: Boşanmak istiyordum
Şaşkınlıktan gözleri açılarak ”niye?” diye sordu.
”Gerçekten belli bir sebebi yok” dedim, ”sadece yoruldum”
Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!

Sonundasordu: ”seni caydırmak için ne yapabilirim?”
Demek ki söyledikleri doğruydu:
insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da
kaybolmuştu.
”İşte mesele tam da bu” dedim ”Sorunun cevabını kendin bulup
kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.”
”Diyelim dağın tepesinde
bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp
vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl”olacak. Bunu benim için yapar mısın?”
Yüzümü dikkatle inceledi ve ”Sana bunun cevabını yarın
vereceğim” dedi.
Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.

Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt
şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not
bırakmıştı.
”Hayatım” diye başlıyordu,
”O çiçeği senin için koparmazdım”
Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

”Çünkü her zaman yaptığın gibi
bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde
ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım
var.”

”Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden
önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım
var.”

”Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu
kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım
var

”Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can
sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikây eler anlatabilmem için
ağzıma ihtiyacım var.”

”Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan
gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını
kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem,
merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin – gençliğinde
senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım
var.”

”Ama seni benden daha fazla seven biri varsa,
evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir
tanem.”

Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer
dağılıyordu.
Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.
”Mektubu okuduysan ve kalbin
ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütlekapıda bekliyorum.”
Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde
sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.
Artık çok iyibiliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçe ği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim

Bu gerçek aşktı

İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.

Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz Ama hep oralarda bir yerdedir.

Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.

Hayat tam da böyle bir şeydir.


Etiketler: MORCiVERT


SABREDEN DERVİŞ...BANADA SABRETMEYİ ÖĞRETSENE !!!
Tarih: 03/04/2013 01:51:42

BEN DELİYİM !!!.. YORGUN VE YANLIZIM...KALDIRIMLARA MİSAFİRİM..GECENİN GÖZLERİ ÜZERİMDE..DENİZİN ORTASINDA KÜÇÜK BİR ADAYIM...YÜZME BİLMEM..YÜREĞİMİ BİR YERLERE BIRAKMIŞIM..BIRAKTIĞIM YERDEN ÇOK UZAKLARDAYIM...KAPILARI KAPAMIŞIM ÜSTÜME..SÜRGÜLERİ BEYNİME ÇEKMİŞİM....SABREDEN DERVİŞ...BANADA SABRETMEYİ ÖĞRETSENE !!!
Fotoğraf: BEN DELİYİM !!!.. YORGUN VE YANLIZIM...KALDIRIMLARA MİSAFİRİM..GECENİN GÖZLERİ ÜZERİMDE..DENİZİN ORTASINDA KÜÇÜK BİR ADAYIM...YÜZME BİLMEM..YÜREĞİMİ BİR YERLERE BIRAKMIŞIM..BIRAKTIĞIM YERDEN ÇOK UZAKLARDAYIM...KAPILARI KAPAMIŞIM ÜSTÜME..SÜRGÜLERİ BEYNİME ÇEKMİŞİM....SABREDEN DERVİŞ...BANADA SABRETMEYİ ÖĞRETSENE !!!

Etiketler: MORCiVERT


AFFETMEK ARTIK ACIYI HiSSETMEKTiR,.!!
Tarih: 03/04/2013 01:50:24

Affetmek, o kişiyi sevmek değil.
Affetmek, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil.
Affetmek, o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil.
Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil.
Affetmek, o kişiyi kucaklamak değil.
Affetmek, o kişiyi suçsuz bulmak değil.
Affetmek, o kişiyi hakli bulmak değil.
Affetmek, o kişinin verdiği zararları 
telafi etmek için çaba göstermemek değil...

Affetmek kırgınlığın, kızgınlığın, 
nefretin hapishanesinden özgürlüğe çıkmaktır.

Affetmek artık acıyı hissetmemektir. 
Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir.
"Duygusal unutma" affetmenin diğer adıdır.
Fotoğraf: Affetmek, o kişiyi sevmek değil. Affetmek, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil. Affetmek, o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil. Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil. Affetmek, o kişiyi kucaklamak değil. Affetmek, o kişiyi suçsuz bulmak değil. Affetmek, o kişiyi hakli bulmak değil. Affetmek, o kişinin verdiği zararları  telafi etmek için çaba göstermemek değil...  Affetmek kırgınlığın, kızgınlığın,  nefretin hapishanesinden özgürlüğe çıkmaktır.  Affetmek artık acıyı hissetmemektir.  Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir.

Etiketler: MORCiVERT


VE YiNE KiMi iNSANLAR VARDIR Ki,.!!!
Tarih: 03/04/2013 01:48:20

Bir gün güzellik ile çirkinlik deniz kıyısında karşılaştılar.
Birbirlerine ‘Haydi yüzelim mi? dediler.
Sonra elbiselerini çıkarıp sulara daldılar. 
Bir süre sonra çirkinlik sahile çıktı 
ve güzelliğin elbisesini giyip yoluna gitti.
Güzellik de denizden çıktı ama giysilerni bulamadı. 
Çıplak kalmaktan çok utandı. 
Çirkinliğin örtüsüne büründü ve o da kendi yoluna gitti.
O günden beri insanlar güzellik ve çirkinlikle karşılaştıklarında, 
tanımakta hep yanılgıya düştüler.
Ancak kimi insanlar vardır ki 
güzelliğin yüzüne bakar 
ve giysilerine rağmen onu tanırlar. 

Ve yine kimi insanlar vardır ki 
çirkinliğin yüzünü iyi bilirler. 

Giydiği elbise bile onu gizleyemez.
Fotoğraf: Bir gün güzellik ile çirkinlik deniz kıyısında karşılaştılar. Birbirlerine ‘Haydi yüzelim mi? dediler. Sonra elbiselerini çıkarıp sulara daldılar.  Bir süre sonra çirkinlik sahile çıktı  ve güzelliğin elbisesini giyip yoluna gitti. Güzellik de denizden çıktı ama giysilerni bulamadı.  Çıplak kalmaktan çok utandı.  Çirkinliğin örtüsüne büründü ve o da kendi yoluna gitti. O günden beri insanlar güzellik ve çirkinlikle karşılaştıklarında,  tanımakta hep yanılgıya düştüler. Ancak kimi insanlar vardır ki  güzelliğin yüzüne bakar  ve giysilerine rağmen onu tanırlar.   Ve yine kimi insanlar vardır ki  çirkinliğin yüzünü iyi bilirler.   Giydiği elbise bile onu gizleyemez.

Etiketler: MORCiVERT


""ASKI Avuçlarína ßíraktím...!!!
Tarih: 03/04/2013 01:46:27

Hani bazen, HAYKIRMAK İSTERSİN de bir yumruk düğümlenir boğazına; sesin çıkmaz.. BAĞIRAMAZSIN..! ! "SENİ SEVİYORUM, GİTME.. " demek istersin de diyemezsin.. Sadece gözlerine bakarsın, içinde fırtınalar kopsa da susarsın... ONA SARILMAK İSTERSİN, KOKUSUNU İÇİNE ÇEKMEK İSTERSİN.. Doyasıya sıcaklığını hissetmek istersin... SENİ SEVİYORUM demek istersin..!!Diy emezsin!! İşte Bu Beter Bir Şey... İçten İçe Yanarsında Yine de Sesin Çıkmaz.. SUSARSIN....
""ASKI Avuçlarína ßíraktím...!!! Íster Ûfle ALEV ALSIN.......... Ìster bírak KÕZ KALSIN......... . Ístersen savur kûllerini AVUÇLARIN ßOS KALSIN...
Fotoğraf: Hani bazen, HAYKIRMAK İSTERSİN de bir yumruk düğümlenir boğazına; sesin çıkmaz.. BAĞIRAMAZSIN..! !

Etiketler: MORCiVERT


Sadece Koca Bir ''SON'' Var........
Tarih: 03/04/2013 01:39:49

ÖzLeyeceksin BiLiyorum; Sesimi, YazdıkLarımı, KırgınlıkLarımı BiLe ÖZLEYECEKSİN BİLİYORUM ..
Ne Diye BiLirsin ki; SöyLedikLerin, YaptırdıkLarın Affettirir mi Seni..?
Yoksa ''Duymak İstediğim Buydu'' Demenin Zafer oLduğunumu Sanıyorsun?
Hayır, Ben ÖyLe Bir Zaferi Hiç Yaşamadım.
GidenLer KazananLar DeğiLdir Unutma...
SuçLu Aramak Boşuna Ne SEN Ne de BEN..
Bu Kez SuçLu Yok ..
Sadece Koca Bir ''SON'' Var........
Fotoğraf: ÖzLeyeceksin BiLiyorum; Sesimi, YazdıkLarımı, KırgınlıkLarımı BiLe ÖZLEYECEKSİN BİLİYORUM .. Ne Diye BiLirsin ki; SöyLedikLerin, YaptırdıkLarın Affettirir mi Seni..? Yoksa ''Duymak İstediğim Buydu'' Demenin Zafer oLduğunumu Sanıyorsun? Hayır, Ben ÖyLe Bir Zaferi Hiç Yaşamadım. GidenLer KazananLar DeğiLdir Unutma... SuçLu Aramak Boşuna Ne SEN Ne de BEN.. Bu Kez SuçLu Yok .. Sadece Koca Bir ''SON'' Var........

Etiketler: MORCiVERT


Japonlar neden fotoğraf çekerler ?
Tarih: 03/04/2013 01:38:50

Japonlar neden fotoğraf çekerler ?
-
Bu Japonlar niye sürekli fotoğraf
çekerek gezerler" diye merak ederiz
ya, meğer bu olayın aslı
sandığımızdan çok başkaymış. Her
Japon'un yılda 2 kez yurtdışına
çıkması mecburiymiş. Bunu bilmeyen yok zaten. Ancak Japonlar'ın
gittikleri her ülkede fotoğraf
çekmeleri de zorunluymuş! Yüzbinlerce insanın çektiği
milyonlarca fotoğraf, devletin sırf
bunun için kurulmuş bi biriminde
incelenip arşivleniyomuş. Meğer
adamlar giyimden kuşama, alet
edavattan binalara kadar her şeyin fotoğrafını çekip son trendleri,
eksikleri gedikleri inceleyerek ona
göre teknoloji üretiyolarmış.

Çin İşkenceleri ,..
Tarih: 03/04/2013 01:37:53

Çin İşkenceleri 

1- idam edilecek adamın yanı başında bir sac hazırlanırmış ve bu sac 
allttan verilen ateşle iyice kızdırılırmış...kafası kesilen adamın 
kafasını kestikten hemen sonra bu saca bastırırlarmış...sıcaktan dolayı kan 
beyinde 2 saniye kadar dolaşacağı için adama yerde duran cansız bedeni son defa 
gösterilirmiş... 

2- suçlunun derisini yüzüp denize atarlarmış...(acıyı tahmin edin artık) 

3- suçlu ortası delik bir sandalyeye cıplak bir şekilde 
oturtulurmuş...bu delik yere içinde fare olan bir kase yerleştirilirmiş...ve kaseyi 
alttan yavaş yavaş ısıtırlarmış...tabiki sıcağa dayanamayan fare çıkacak biyer 
bulamayınca suçlunun makattan kemirmeye başlayıp en son ağzından 
çıkarmış... 

4- suçlu güneşin altına ellerinden bağlı biş şekilde 
yatırılırmış...suçlunun saçları kazınıp kafasına deve derisi 
geçirilirmiş...deve derisi güneşte eriyip suçlunun kafasına 
yapışırmış...saçlar deve derisi yüzünden dışarı doğru çıkamayıp içeri 
doğru çıkmaya başlarmış...bir süre sonra saçların kafatasını delmesiyle beyne 
ulaştığı anda adam ölürmüş... 

5- suçlunun sığabileceği bir çukur kazılır ve suçluya tıkabasa yemek 
yedirilirmiş...dışkısını da o çukura yapmak zaorunda kaln adam bir süre 
sonra dışkılarının bedenini çürütmesiyle ölürmüş... 

6- suçlunun kafası kazınırmış ve suçlu bir direğe hiç hareket 
edemiyeceği şekilde bağlanırmış...ve üstten damlalar halinde soğuk su 
damlatılırmış...damlalar bir süre sonra balyoz etkisi yaptığından 
adamın delirmesi sağlanırmış... 

7- suçlunun göz kapaklarına iğne batırılırmış...ve adam bir süre sonra 
daynamayıp gözlerinin kapatır ve kör olumuş...(adamın biri 2 günün 
dayanmış) 

8- suçlu 10 metre karelik bir odaya kapatılırmış...ve burdan hiç 
çıkartılmazmış...yemeği düzenli olarak verilen adam tuvalet olmaması 
nedeniyle tuvaletini odanın bir kenarına yapmak zorunda kalırmış...bir 
süre sonra yaptığı dışkı ve idrarların zehir salgılamalarından dolayı adam 
zehirlenerek ölürmüş... 

9- suçlunun göz kapakları açık kalacak şekilde tutuluruş...ve belli bir 
mesafeden ellerinin adamın gözüne doğru ileri geri sallarlarmış...saatlerce süren bu olayın sonunda adam kafayı yermiş....

- [ Okuduysan Beğen ]
Fotoğraf: Çin İşkenceleri   1- idam edilecek adamın yanı başında bir sac hazırlanırmış ve bu sac  allttan verilen ateşle iyice kızdırılırmış...kafası kesilen adamın  kafasını kestikten hemen sonra bu saca bastırırlarmış...sıcaktan dolayı kan  beyinde 2 saniye kadar dolaşacağı için adama yerde duran cansız bedeni son defa  gösterilirmiş...   2- suçlunun derisini yüzüp denize atarlarmış...(acıyı tahmin edin artık)   3- suçlu ortası delik bir sandalyeye cıplak bir şekilde  oturtulurmuş...bu delik yere içinde fare olan bir kase yerleştirilirmiş...ve kaseyi  alttan yavaş yavaş ısıtırlarmış...tabiki sıcağa dayanamayan fare çıkacak biyer  bulamayınca suçlunun makattan kemirmeye başlayıp en son ağzından  çıkarmış...   4- suçlu güneşin altına ellerinden bağlı biş şekilde  yatırılırmış...suçlunun saçları kazınıp kafasına deve derisi  geçirilirmiş...deve derisi güneşte eriyip suçlunun kafasına  yapışırmış...saçlar deve derisi yüzünden dışarı doğru çıkamayıp içeri  doğru çıkmaya başlarmış...bir süre sonra saçların kafatasını delmesiyle beyne  ulaştığı anda adam ölürmüş...   5- suçlunun sığabileceği bir çukur kazılır ve suçluya tıkabasa yemek  yedirilirmiş...dışkısını da o çukura yapmak zaorunda kaln adam bir süre  sonra dışkılarının bedenini çürütmesiyle ölürmüş...   6- suçlunun kafası kazınırmış ve suçlu bir direğe hiç hareket  edemiyeceği şekilde bağlanırmış...ve üstten damlalar halinde soğuk su  damlatılırmış...damlalar bir süre sonra balyoz etkisi yaptığından  adamın delirmesi sağlanırmış...   7- suçlunun göz kapaklarına iğne batırılırmış...ve adam bir süre sonra  daynamayıp gözlerinin kapatır ve kör olumuş...(adamın biri 2 günün  dayanmış)   8- suçlu 10 metre karelik bir odaya kapatılırmış...ve burdan hiç  çıkartılmazmış...yemeği düzenli olarak verilen adam tuvalet olmaması  nedeniyle tuvaletini odanın bir kenarına yapmak zorunda kalırmış...bir  süre sonra yaptığı dışkı ve idrarların zehir salgılamalarından dolayı adam  zehirlenerek ölürmüş...   9- suçlunun göz kapakları açık kalacak şekilde tutuluruş...ve belli bir  mesafeden ellerinin adamın gözüne doğru ileri geri sallarlarmış...saatlerce süren bu olayın sonunda adam kafayı yermiş....  - [ Okuduysan Beğen ]

Etiketler: MORCiVERT


Yaşamaya zaman ayırın,.!!!
Tarih: 03/04/2013 01:36:05

Bu yakınlarda bir baba ve kızın havaalanında vedalaşırken ki son dakikalarına kulak misafiri oldum.Kalkış zamanının geldiği anons edildi.Güvenlik kapısının yanında dururken birbirlerine sarıldılar.
Baba şöyle dedi:
"-Seni seviyorum ve sana yeterli olanı (yeterli olan şeyi) diliyorum."

Kızı cevap verdi:
"-Baba, beraber geçirdiğimiz bu hayat bana yetti de arttı bile.
Sevgin her zaman ihtiyacım olan tek şeydi.
Sana da her zaman yeterli olan diliyorum."

Öpüştüler ve kız ayrıldı.Baba oturmakta olduğum sandalyenin yanına yürüdü.Ağlamak istediğini ve ağlamaya ihtiyacı olduğunu gördüm.Rahatsız etmek istemeyerek onu kendisiyle baş başa bıraktım,ancak o bana şöyle sordu:

"-Hiç birisine sonsuza dek geçerli olduğunu bilerek veda ettiğiniz oldu mu?"

"-Evet"
diye cevap verdim.

"-Sorduğum için bağışlayın ancak; bu neden sonsuza dek geçerli olan bir veda?" dedim.

Adam:
"-Yaşlıyım ve o çok uzakta yaşıyor.Önümde başa çıkmam gereken zorluklar var ve gerçek şu ki;bir sonraki seyahatini benim cenazeme gelmek için yapıyor olacak" dedi.

"-Veda ederken sizin şöyle söylediğinizi duydum;
*'Sana yeterli olanı diliyorum*' Bu ne anlama geliyor acaba?"

Yaşlı adam Gülümsemeye başladı:

"-Bu diğer nesillerden bize geçmiş olan bir dilek.Annemle babam eskiden bunu herkese söylerdi."

Bir anlık duraksadı ve detaylı olarak hatırlamak istercesine baktı ve bu sefer daha da gülümseyerek şöyle dedi:

"-*'Sana yeterli olanı diliyorum' *dediğimizde diğer kişinin sadece hayatta sahip olduğu iyi şeyleri korumaya devam etmesine yetecek kadar iyi şeylerle dolu bir hayatının olmasını dileriz" Sonrasında bana dönerek sanki bir hatıradan alıntı yapıyormuşçasına şu cümleleri ekledi;

"Sana gün ne kadar gri gözükürse gözüksün parlak bir bakış açısı vermeye yetecek kadar güneş diliyorum.
Sana güneşin varlığı için çok daha fazla şükretmeye yarayacak kadar yağmur
diliyorum.
Sana ruhunu canlı ve ölümsüz tutmana yetecek kadar mutluluk diliyorum.
Sana hayattaki en küçük şeylerin bile çok büyük görünmesine yetecek kadar acı diliyorum.
Sana isteklerini tatmin etmene yetecek kadar kazanç diliyorum.
Sana bütün sahip olduklarına şükretmene yetecek kadar kayıp diliyorum.
Sana en son vedayı atlatabilmene yetecek kadar merhaba diliyorum."
Sonra ağlamaya başladı ve yürüyerek gitti.

Derler ki,özel bir insanı bulmak 1 dakika,

Onun varlığı için şükretmek 1 saat,

Onları sevmek için 1 gün,

Ancak sonrasında onları unutmak bütün 1 ömür alır.

Yaşamaya zaman ayırın sizlere YETERLİ OLANI diliyorum..
Fotoğraf: Bu yakınlarda bir baba ve kızın havaalanında vedalaşırken ki son dakikalarına kulak misafiri oldum.Kalkış zamanının geldiği anons edildi.Güvenlik kapısının yanında dururken birbirlerine sarıldılar. Baba şöyle dedi:

Etiketler: MORCiVERT


SEN GİDERKEN BİTANEM SENİ BENDE UNUTTUN
Tarih: 03/04/2013 01:34:21

SEN GİDERKEN BİTANEM SENİ BENDE UNUTTUN

"Sen, giderken gülüm izlerini silmeyi unuttun.
Sen, giderken bitanem, bende bıraktıklarını almayı unuttun.
Sen, giderken aşkım, sen hâlâ bendeydin.


Çalan bir müzik parçasının sözlerinde unuttun kendini.
Bir ağustos akşamında unuttun beni ve seni.
Süzülen damlaların sıcaklığında,
Sensiz bir gecenin sabahındaki hıçkırıklarda unuttun seni.
Terasda içilen bir bardak çayda
ya da bir bardak birada unuttun.



Bir mangal ateşinin sonrasında, yanmış közlerde unuttun.
Beyoğlu'nun o güzel sokaklarında,
O ıssız kalabalıkda unuttun kendini.
Söylenen yalanlarda, 'iyi ki varsın'larda unuttun seni ve beni.
Geceleri baktığımız o yıldızlarda unuttun bizi.


Bir daha birlikde çıkamayacağımız Yeniköydeki
çay bahcesinde, Papatya'da unuttun bizi.
Adını bir türlü koyamadığın
gelecekdeki güzel günlerimizde unuttun.
Beraber yakılan sigaralarda unuttun bizi.
Sen giderken bitanem,
SENİ BENDE UNUTTUN !!!." 





Fotoğraf: SEN GİDERKEN BİTANEM SENİ BENDE UNUTTUN

Etiketler: MORCiVERT


Hani diyorum,.........
Tarih: 03/04/2013 01:33:00

Hani diyorum bir gece hasretini yüklenerek çıkıp gelsen, ısınsa üşüyen duygularım. Sonra başımı koysam dizlerine kapansa kirpiklerim; uyusam, bir daha hiç uyanmasam…
Fotoğraf: Hani diyorum bir gece hasretini yüklenerek çıkıp gelsen, ısınsa üşüyen duygularım. Sonra başımı koysam dizlerine kapansa kirpiklerim; uyusam, bir daha hiç uyanmasam…

Etiketler: MORCiVERT


"Uzun ince bir yoldaydı ve gidiyordu gündüz gece"...
Tarih: 03/04/2013 01:30:41

Anadolu’nun orta vilayetlerinden bir köyde yavaş yavaş güneş batmaya hava kararmaya başlar.
Karanlık iyice çöker köyün üzerine.
Evlerden birinde bir kadın ve adam yatma hazırlığı yapmaktadır.
Erken yatıp yarın sabaha güneş ışığına erken uyanılacaktır.
Adam üzerini değiştirir yatağına yönelir.

Evin penceresinden; karanlık bahçeye vuran ışıkta ağaçların arasında bir gölge belirir.
Kadın pencereden dışarı bakar ve gülümser.
Kadının sevgilisi bahçededir...
Tam sözleştikleri gibi sözleştikleri saatte ve yerde adam onu beklemektedir.

Kadın kocasının uyumasından emin olunca sessizce yataktan kalkar üstünü giyer …
Ve pencereden aşağıya atlar.
Başka bir adam için kadın kocasını terk eder.
Koşar iki sevgili,kaçarlar..Tarlaları ovaları aşarlar..

Anadolu’da bir köy nasıl koşmasınlar ki.
Arkalarından onları kovalayacak onca şey vardır.
Namus belası Töre cinayetleri yoksulluk cefa korku.
Arkalarında bunlar varken nasıl durabilirler.
Köyden uzaklaştıklarına iyice emin olunca soluklanmak için dururlar.

Kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese der ki :
-‘Evden çıktığımdan beri ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor’ çıkartıp bakar ki ayakkabısının içinde bir tomar para!!!!!

Kocası her şeyin farkında.Biliyor ki gidecek;

-‘Beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim
çamaşırlarımı yıkadı ütüledi. Bana emeği geçti’
Yaban elde muhtaç olmasın diye,O Yoksul köylü,bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden karısının giderek kendinden uzaklaşan adımlarını
attığı ayakkabısının içine koymuştur..

O güzel insanı O onurlu davranışı sergileyen O terk edilen adamı
hepimiz tanıyoruz ..

Çünkü O;
Bir dizesinde bize yürekten seslendiği gibi

"Uzun ince bir yoldaydı ve gidiyordu gündüz gece"...

O kişi Âşık Veysel Şatıroğlu [ 1894 – 1973]ndan başkası değildi ...
Fotoğraf: OKUMADAN GEÇME LÜTFEN..!  Anadolu’nun orta vilayetlerinden bir köyde yavaş yavaş güneş batmaya hava kararmaya başlar. Karanlık iyice çöker köyün üzerine. Evlerden birinde bir kadın ve adam yatma hazırlığı yapmaktadır. Erken yatıp yarın sabaha güneş ışığına erken uyanılacaktır. Adam üzerini değiştirir yatağına yönelir.  Evin penceresinden; karanlık bahçeye vuran ışıkta ağaçların arasında bir gölge belirir. Kadın pencereden dışarı bakar ve gülümser. Kadının sevgilisi bahçededir... Tam sözleştikleri gibi sözleştikleri saatte ve yerde adam onu beklemektedir.  Kadın kocasının uyumasından emin olunca sessizce yataktan kalkar üstünü giyer … Ve pencereden aşağıya atlar. Başka bir adam için kadın kocasını terk eder. Koşar iki sevgili,kaçarlar..Tarlaları ovaları aşarlar..  Anadolu’da bir köy nasıl koşmasınlar ki. Arkalarından onları kovalayacak onca şey vardır. Namus belası Töre cinayetleri yoksulluk cefa korku. Arkalarında bunlar varken nasıl durabilirler. Köyden uzaklaştıklarına iyice emin olunca soluklanmak için dururlar.  Kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese der ki : -‘Evden çıktığımdan beri ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor’ çıkartıp bakar ki ayakkabısının içinde bir tomar para!!!!!  Kocası her şeyin farkında.Biliyor ki gidecek;  -‘Beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim çamaşırlarımı yıkadı ütüledi. Bana emeği geçti’ Yaban elde muhtaç olmasın diye,O Yoksul köylü,bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden karısının giderek kendinden uzaklaşan adımlarını attığı ayakkabısının içine koymuştur..  O güzel insanı O onurlu davranışı sergileyen O terk edilen adamı hepimiz tanıyoruz ..  Çünkü O; Bir dizesinde bize yürekten seslendiği gibi

Etiketler: MORCiVERT


Adamlık doğduğunda mavi patik giydirilmeyle olmaz.!!!
Tarih: 03/04/2013 01:29:17

Adamlık doğduğunda mavi patik giydirilmeyle olmaz . Adamlık adamım demeklede olmaz boşuna uğraşma adamlık sonradan değil doğarken kaderine alnına yazılır ......... Bu günlerde bir moda aldı başını gidiyor herkez ağır abi olma peşinde yorma kendini koy cebine iki taş bak Ağır Abi oldun ışte,................
Fotoğraf: Adamlık doğduğunda mavi patik giydirilmeyle olmaz . Adamlık adamım demeklede olmaz boşuna uğraşma adamlık sonradan değil doğarken kaderine alnına yazılır ......... Bu günlerde bir moda aldı başını gidiyor herkez ağır abi olma peşinde yorma kendini koy cebine iki taş bak Ağır Abi oldun ışte,................

Etiketler: MORCiVERT


BİR SIRRIN SORUMLULUĞUNU, ARKADAŞIMA VERMEDEN ÖNCE, İYİ...
Tarih: 03/04/2013 01:27:43

BİR SIRRIN SORUMLULUĞUNU, ARKADAŞIMA VERMEDEN ÖNCE, İYİ DÜŞÜNÜRÜM.!! Belki sandığın kadar ukala
belkide tahmin edemiyeceğin kadar mütevazıyım,Biraz saklıyım,Bazen yasaklıyım,Kimseyi örnek almam,Kimseye örnek olmam,Arkama bakmam...."ASLA"...demem.. KEŞKELERİ SEVMEM..!!! Ben buyum mazimi silemem gömerim..!yaşanmışlıkları inkar etmem gülerim..!
Fotoğraf: BİR SIRRIN SORUMLULUĞUNU, ARKADAŞIMA VERMEDEN ÖNCE, İYİ DÜŞÜNÜRÜM.!! Belki sandığın kadar ukala belkide tahmin edemiyeceğin kadar mütevazıyım,Biraz saklıyım,Bazen yasaklıyım,Kimseyi örnek almam,Kimseye örnek olmam,Arkama bakmam....

Etiketler: MORCiVERT


Cesaretin varmı geceye kafa tutmaya, ?
Tarih: 03/04/2013 01:26:41

Cesaretin varmı geceye kafa tutmaya, 
Karanlığa meydan okumaya.
Eğer varsa benimde sözüm var gecene, 
Karanlığına ışık olmaya,
Cesaretin varmı dikenli yolları aşıpta yanımda olmaya,
Eğer varsa benimde sözüm var o dikenleri kalbime batırmaya,
Cesaretin varmı gökyüzündeki yıldızların arkasına bakmaya Eğer varsa benimde sözüm var baktığın her yıldızın arkasına
SENİ ÇOK SEVİYORUM yazmaya..!
Fotoğraf: Cesaretin varmı geceye kafa tutmaya,  Karanlığa meydan okumaya. Eğer varsa benimde sözüm var gecene,  Karanlığına ışık olmaya, Cesaretin varmı dikenli yolları aşıpta yanımda olmaya, Eğer varsa benimde sözüm var o dikenleri kalbime batırmaya, Cesaretin varmı gökyüzündeki yıldızların arkasına bakmaya Eğer varsa benimde sözüm var baktığın her yıldızın arkasına SENİ ÇOK SEVİYORUM yazmaya..!

Etiketler: MORCiVERT


HANİ ŞU MEŞHUR KEŞKELERİMİZ VARDIR YA…
Tarih: 03/04/2013 01:25:31

HANİ ŞU MEŞHUR KEŞKELERİMİZ VARDIR YA… İÇİMİZİ ÇEKEREK AĞZIMIZDAN GAYRİ İHTİYARİ ÇIKI VEREN… GÖZLERİMİZ BİRDE HÜLYALI UZAKLARA DALAR SÖYLERKEN… İŞTE O AĞIZDAN ÇIKAN KISACIK BİR KEŞKEDE… NELER YÜKLÜDÜR….!!
MESELA BAŞA SARMAK İSTERSİN HERŞEYİ
… HİÇ YAŞAMAMIŞSIN.. HİÇ GÖRMEMİŞ.. DUYMAMIŞ.. BİLMEMİŞSİN GİBİ GELDİĞİN YERİ…
AHLARIYLA BASTIRILMIŞ…. KARANLIK BİR KÖŞESİNDE TUTTUĞU… KAPISINI AÇMAYA KORKTUĞU…
TEK BİR ANIMSAMAYLA ARDINA KADAR AÇILABİLEN… TEK BİR SÖZÜN YETMESİYLE DAĞILIP TÜKETEN… KEŞKELER VARDIR….
HAKLILIĞIDA.. HAKSIZLIĞIDA İÇİNE HAPSETTİĞİ… HEM KENDİ HÜKMÜNÜ VERDİĞİ.. HEM CEZA KESTİĞİ…. KEŞKELER…
BİR FİLMİ SEYREDER GİBİ ÇIKARIP BİR ANDA KOYAR KARŞISINA… BÖLÜK PÖRÇÜK ANIMSAR KIZGINLIKLA…. YADA KAYIT ETTİĞİ BEYNİNDE.. AN BE AN YAŞAR KEŞKELERİ….

NE ÇOK AH VARDIR İÇİNDE AĞIR AĞIR SİNDİRDİĞİN… GÖZLERİN YUTAMADIKLARINLA ZORLANIP SULANIR SANKİ…
İÇİNDE HEM ÖFKE.. HEM HIRS.. HEM KIZGINLIK VARDIR..KEŞKE DERKEN.. DAHA DÜŞÜNMESİ BİLE GERİYE ATAR SİZİ… AMA EN ÇOKTA KIRIK TADIN GELİR AĞZINA.. BURUKTUR.. PASLI BİR DEMİR YUTMUŞSUNDUR SANKİ..
EKŞİTİRSİN YÜZÜNÜ.. UZAKLARA BAKARKEN.. KOPARDIĞIN KEŞKE İŞTE BÖYLE DOLAŞIR DİLİNDE…ANILARIN İÇİNDEN AYIRMAYA ÇALIŞIRSIN KEŞKELERİ.. ŞU OLMASAYDI.. KEŞKE.. BU OLMASAYDI KEŞKE… GÖRMESEYDİM KEŞKE.. BİLMESEYDİM… TANIMASAYDIM… TANIŞMASAYDIM… YOK SAYSAYDIM.. KEŞKE.. KEŞKE…. KEŞKE….
BİR SAKIZ GİBİ ÇİĞNER DURURSUN SOLUKSUZ … BEYNİNE ÜŞÜŞÜR KEŞKELERİ
N…
Fotoğraf: HANİ ŞU MEŞHUR KEŞKELERİMİZ VARDIR YA… İÇİMİZİ ÇEKEREK AĞZIMIZDAN GAYRİ İHTİYARİ ÇIKI VEREN… GÖZLERİMİZ BİRDE HÜLYALI UZAKLARA DALAR SÖYLERKEN… İŞTE O AĞIZDAN ÇIKAN KISACIK BİR KEŞKEDE… NELER YÜKLÜDÜR….!! MESELA BAŞA SARMAK İSTERSİN HERŞEYİ… HİÇ YAŞAMAMIŞSIN.. HİÇ GÖRMEMİŞ.. DUYMAMIŞ.. BİLMEMİŞSİN GİBİ GELDİĞİN YERİ… AHLARIYLA BASTIRILMIŞ…. KARANLIK BİR KÖŞESİNDE TUTTUĞU… KAPISINI AÇMAYA KORKTUĞU… TEK BİR ANIMSAMAYLA ARDINA KADAR AÇILABİLEN… TEK BİR SÖZÜN YETMESİYLE DAĞILIP TÜKETEN… KEŞKELER VARDIR…. HAKLILIĞIDA.. HAKSIZLIĞIDA İÇİNE HAPSETTİĞİ… HEM KENDİ HÜKMÜNÜ VERDİĞİ.. HEM CEZA KESTİĞİ…. KEŞKELER… BİR FİLMİ SEYREDER GİBİ ÇIKARIP BİR ANDA KOYAR KARŞISINA… BÖLÜK PÖRÇÜK ANIMSAR KIZGINLIKLA…. YADA KAYIT ETTİĞİ BEYNİNDE.. AN BE AN YAŞAR KEŞKELERİ….  NE ÇOK AH VARDIR İÇİNDE AĞIR AĞIR SİNDİRDİĞİN… GÖZLERİN YUTAMADIKLARINLA ZORLANIP SULANIR SANKİ… İÇİNDE HEM ÖFKE.. HEM HIRS.. HEM KIZGINLIK VARDIR..KEŞKE DERKEN.. DAHA DÜŞÜNMESİ BİLE GERİYE ATAR SİZİ… AMA EN ÇOKTA KIRIK TADIN GELİR AĞZINA.. BURUKTUR.. PASLI BİR DEMİR YUTMUŞSUNDUR SANKİ.. EKŞİTİRSİN YÜZÜNÜ.. UZAKLARA BAKARKEN.. KOPARDIĞIN KEŞKE İŞTE BÖYLE DOLAŞIR DİLİNDE…ANILARIN İÇİNDEN AYIRMAYA ÇALIŞIRSIN KEŞKELERİ.. ŞU OLMASAYDI.. KEŞKE.. BU OLMASAYDI KEŞKE… GÖRMESEYDİM KEŞKE.. BİLMESEYDİM… TANIMASAYDIM… TANIŞMASAYDIM… YOK SAYSAYDIM.. KEŞKE.. KEŞKE…. KEŞKE…. BİR SAKIZ GİBİ ÇİĞNER DURURSUN SOLUKSUZ … BEYNİNE ÜŞÜŞÜR KEŞKELERİN…

Etiketler: MORCiVERT




Sayfa:  1 | 2 | 3 | 4 | 5 | Sonraki >  Son >>



Copyright © 2007-2010 TurkSpace, Inc. All rights reserved.