Hoşgeldin Ziyaretçi, Giriş Yap yada Hemen Bize Katıl
CANLI SOHBET | FLASHCHAT | MESSENGER | FAVORİLERE EKLE
| DİL:
 


KAYDET:
RSS 1.0     RSS 2.0

Görüntülenme: 31 - Toplam Mesaj: 0

Gönderen: hewalist on 01/04/2008 18:22:50


13 Þubat 2008

Ocak ayýnda, Koch’un Hessen seçimlerinde yürüttüðü kampanya öncesinde göçmenler sürekli manþetlerdeydi. Tam bu konu kapandý derken, Ludwigshafen’daki yangýn faciasý yaþandý. Ardýndan Baþbakan Erdoðan, Almanya’yý ziyaret etti; yankýlarý hala devam ediyor. Tüm bu olaylarda, göçmenlerin Alman medyasýnda olumsuz bir þekilde ele alýndýðýný söylemek mümkün. Biz de bu olumsuz imajýn nedenlerini, nasýl yok edilebileceðini ele aldýk.

Kaynak: Beria Jülide Mollaoðlu, 13 Þubat 2008, http://www.multikulti.de
Bir Alman’ý döven bir Türk genci, zorla evlendirildiðini anlatan yüzü gizlenmiþ veya eþinden yediði dayaktan yýlmýþ bir Türk kadýný, aile baskýsý yüzünden evden kaçtýðýný söyleyen bir genç kýz, yýllardýr burada yaþamasýna raðmen Almanca bilmediði vurgulanan bir erkek, pazarda alýþ-veriþ yapan baþörtülü kadýn resimleri... Almanya’da yaþayan Türkler söz konusu olduðunda, Alman medyasýnda çoðunlukla bu saydýðým resimler yer alýyor; baþarý öyküleri göze çarpmýyor. Ocak ayýnýn baþýndan bu yana ise Türkiye kökenliler, Alman medyasýnda manþetlerden inmiyor. Biri Türk, diðeri Yunan iki gencin bir Alman’ý dövmesiyle baþlayan tartýþmalarda, Türkiye kökenliler ön plana çekildi. Türk gençlerinin uyum saðlayýp, saðlamadýðý, Alman gençlerine göre daha mý çok þiddete baþvurduklarý enine boyuna iþlendi. Hessen’daki seçimlerin ardýndan bu tartýþmalar sona erdi derken, Ludwigshafen’daki yangýn ve Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn ziyareti ile Türkiye kökenliler yine manþetlerdeki yerini korudu. Göçmenlerle ilgili tartýþmalar bu kadar gündemde olunca, yapýlan haberler aracýlýðý ile belirli bir imaj yaratýlýyor. Bugün Çarþamba Dosyasýnda, Alman medyasýndaki Türk imajýný ele alacaðýz.

“Türkler’in imajý olumsuz”
Almanya’da siyasetçilerin tartýþacaðý, uzmanlarýn görüþ bildireceði baþka bir konu kalmamýþ gibi Türkiye kökenlilerin manþetlere taþýnmasý, aslýnda sorun deðil elbette, mesele bu haberler yüzünden Türklerle ilgili olarak genelde olumsuz bir imaj oluþmasý... Almanya Türk Toplumu Baþkan Yardýmcýsý Þeref Erkayhan, Alman medyasýnda Türklerle ilgili negatif bir imaj yaratýldýðýný belirtiyor. Erkayhan, yapýlan araþtýrmalarýn da bunu doðruladýðýný söylüyor:
“Binlerce gazete haberinde, yüzlerce televizyon programýnda yer alan resimler negatif. Terör olsun veya zorla evlendirme olsun veya en basitinden “Sommerschlussverkauf” reklamlarýnýn yapýldýðý zamanlarda, C&A dükkanlarýna Türkler’in hücum etmesi gibi, komik olacak þekilde, rahatsýzlýk verecek resimleri, negatif yönüyle iþleme söz konusu Alman medyasýnda.”

Türkler’in ekonomik ve kültürel katkýsý yok sayýlýyor
Merkezi Bonn’da bulunan Media Tenor þirketinin yaptýðý araþtýrma da Erkayhan’ýn söylediklerini destekliyor. Araþtýrmada, 1996 – 2007 yýllarý arasýnda Alman gazete ve televizyonlarýnýn yaptýðý haberler inceleniyor. Ve ortaya þöyle bir sonuç çýkýyor: Alman medyasýnda göçmenler üç þekilde ele alýnýyor: Ya suçlular, ya memleketlerinde uygulanan siyasetin kurbaný olmuþlar, ya da yabancýlar politikasý baðlamýnda onlarla ilgili haber yapýlýyor. Almanya’da yaþayan göçmenlerin topluma olan ekonomik ve kültürel katkýsýndan ise neredeyse hiç söz edilmiyor.

Olumsuz imaj Alman medyasýný da olumsuz etkiler
Almanya Türk Toplumu Genel Baþkan Yardýmcýsý Erkayhan, yaratýlan olumsuz imajýn sonuçta, Alman medyasýný da olumsuz yönde etkileyeceðini vurguluyor. “Almanya’da biliyorsunuz, 15 milyon göçmen kökenli insan yaþýyor. Bugün bu hatayý yapan, yani olumsuz bir imaj yaratan medya, yarýn kendini izleyecek kimseyi bulamayacak. Yani bunu trend olarak deðerlendirirsek, bu ülkede eðer bugün nüfusun beþte biri göçmen kökenli ise, Alman nüfusu da giderek yaþlanýyorsa, dolayýsýyla, ilerde göçmen nüfusu daha da artacak. Peki, kime satacak Almanya’daki gazeteler, bu insanlarý sürekli negatif gösterirlerse...“

Bulvar gazeteleri, ciddi dergiler; fark var mý?
Türkiye kökenliler Alman medyasýný genel anlamda düþünüyor, farklý gazete, dergi ve televizyon kanallarý arasýnda ayrým yapmýyorlar. Ancak, Die Zeit Online Genel Yayýn Yönetmen Yardýmcýsý Steffen Richter, bulvar gazetelerinde konunun farklý bir þekilde iþlendiðini savunuyor.
“Bazý bulvar gazetelerinde Türkiye kökenliler ciddi medya organlarýna göre daha farklý bir þekilde ele alýnabiliyor. Elbette, bazý olaylar sonucunda, örneðin Koch’un yürüttüðü seçim kampanyasý veya Münih’teki o korkunç saldýrý; böyle olaylar sonrasýnda medyada konunun yoðun bir þekilde ele alýnmasý, kuþkusuz iyi olmuyor.”

Ancak, Media Tenor þirketinin yaptýðý araþtýrma Richter’in savunduðu tezi, yani sadece bazý bulvar gazetelerinde olumsuz bir imaj yaratýldýðý þeklindeki görüþü çürütüyor. Çünkü bu araþtýrma sonucunda, isim vermek gerekirse, Bild gazetesi ile yarý özerk devlet televizyonlarý arasýnda bir fark bulunmadýðý ortaya çýkýyor. Yani, Bild gazetesinde de, yarý özerk devlet televizyonlarýnda da, Türkiye kökenlilerle ilgili olumsuz haberler aþýrý yukarý ayný ölçüde yer alýyor. Almanya’nýn en saygýn, en çok okunan haftalýk dergilerinden der Spiegel’de de, benzer haberler okunabiliyor. Arada fark olmadýðý noktasýný hatýrlattýðýmýzda, Richter þunlarý söyledi:
“Biraz da meslektaþlarýmýzý korumamýz gerekiyor. Zira, bir çoðu, bir arada yaþamanýn nasýl olduðu ile veya toplumumuzun geleceði ile yakýndan ilgileniyorlar. Ýyi bir gazete sonuçta konuyu farklý bir þekilde ele alacaktýr.”

Aslýnda Türkler’in de kendine dönüp bakmasý lazým
Yazar Zafer Þenocak da, özellikle Ludwigshafen yangýný sonrasýnda yaþanan tartýþmalara bakýldýðýnda, konunun farklý gazetelerde farklý þekillerde ele alýndýðýný belirtiyor. Þenocak, olumsuz bir imajýn yaratýlmasýnda, Türkler’in kendisinin payýnýn büyük olduðunu vurguluyor:
“Almanya’daki Türkler, imaj konusunda son derece baþarýsýzlar. Yani hiç bir ciddi medya çalýþmasý yapýlmýyor, Almanya’yý etkileyebilecek ciddi bir basýn yok. Alman basýnýnda çalýþan bazý Türk arkadaþlar var. Bu çok iyi bir geliþme tabii ki. Ama yeterli deðil. Çünkü perspektifler farklý olursa, duyarlýlýklar farklý olursa, bir takým medya çalýþmalarýnýn da, kendini daha deðiþik bir boyutta göstermesi gerekiyor. Almanya’da biz doðru düzgün bir Türk yayýnevi, kitapçý olmazsa imaj olmaz tabii ki.”

Almanya kendine yeni bir kimlik arýyor
Þenocak, bu noktada çuvaldýzý Almanlar’a da batýrýyor:
“(Almanya) Kendi duruþunu yeniden tayin etmeye çalýþýyor. Çizimi yaparken de bir yerde “öteki” oluþturulmaya çalýþýlýyor. Bu çok tehlikeli bir geliþme tabii ki. Bu öteki de Türkler.”

Almanya bir göç ülkesi olduðunu hala bazý noktalarda kabul etmekte zorlanýyor. Die Zeit Online’dan Steffen Richter, geçen 30 yýl boyunca uyum konusunun yeterince iþlenmediðini kabul ediyor. Bu nedenle de, þimdi bu konunun gündeme gelmesini “olumlu” olarak nitelendiriyor:
“Almanlara sorulsa, büyük bölümü uyumun kesinlikle þart olduðunu söyler. Ama geçen 30 bakýldýðýnda, kimse entegrasyonun ne anlama geldiði ile ilgilenmedi, kimi entegre edecektik ki? Geriye baktýðýmýzda, þu görülüyor. Uyum uzunca bir süre gündemde deðildi. Evet, burada yabancýlar yaþýyor, Alman vatandaþlýðýna geçiyorlar, ama bu beni ilgilendirmez deniyordu. Birdenbire uyum sýk sýk gündeme gelince, bazý insanlar, aslýnda bu konunun kendilerini ilgilendirdiðini anladýlar.”

Türkler tek bir grup deðil
Yazar Þenocak, Alman medyasýnýn Türkler arasýndaki farklýlýklarý görmediðini belirtiyor ve tüm Türklerin ayný grupta görülmesini eleþtiriyor. Þenocak, Türkler’in de deðiþtiðini vurguluyor:
“Þimdi Almanya göç toplumu olduðunu kabul etmedi, çok doðru. Peki buraya gelen Türkler, göçmen olduklarýný algýladýlar mý? Hiç sanmýyorum. Buraya gelen kitle uzun süre burada para kazanýp, Türkiye’de yatýrým yapmayý düþündü, geri dönme fantazisi içinde olan bir kitleydi. Bunu böyle görmek lazým. Ama bu artýk deðiþiyor. Bu deðiþiklik nasýl olacak, bu konuda yeniden bir uzlaþmaya varmak lazým. Zaten tartýþmalar da, asimilasyon, entegrasyon tartýþmalarý da tam bunu gösteriyor. Yani, buradaki yabancý faktörü ne kadar kendini bir þekilde konserve edecek, edebilir mi, ne anlama geliyor? Almanya’da bir Türk azýnlýðý mý olmalý? Uzun vadede. Yoksa burada insanlar bireysel bazda kendilerini entegre ettikleri zaman, bir kýsmý asimile olur, bir kýsmý asimile olmaz mý? Bir kýsmý Türkiye’dekilerden daha çok Türk olur. Yani deðiþik reaksiyonlar gelebilir. Þu anda durum böyle. Alman toplumu, daha doðrusu Alman medyasý ise bunu kaçýrýyor. Bu farklýlýklarý yeterince vurgulayamýyor. Ve bir grup oluþturuyor. Bir Türk grubu, hatta bir Müslüman grubu oluþturdu.”

Çuvaldýzý kendine batýran Almanlar da var
Göçmenlerin uyumu için, medyaya ayrý bir önem veriliyor. Bu çerçevede, Baþbakan Angela Merkel’e sunulan Ulusal Uyum Planý’nda da, medya ayrý bir konu olarak ele alýndý. Bu raporu kaleme alanlar arasýnda bulunan Þeref Erkayhan, Alman medyasýnda olumlu örneklerin de olduðunu söylüyor:
“Geçtiðimiz aylarda, ZDF’de biliyorsunuz “Integration’s Woche- Uyum Haftasý” adý altýnda bir dizi programlar yapýldý. Daha ziyade Almanya Türkleri’ni ilgilendiren konularý iþleyen, göçmenleri ilgilendiren. Ve gayet olumlu, normali anlatan yayýnlardý. Olumlu programlar yok deðil. Baþka bir örnek daha vereyim. Hagenwetter adlý sanatçý, yeni yýl öncesinde “Scheibenwischer” programýnda, Der Spiegel’in atmýþ olduðu Ýslamla ilgili, Ýslam korkusu ile ilgili olan baþlýklarýný örnek gösterdi. Stern dergisinde yer alan örnekleri gösterdi. Ve ilk önce topu kendimize, yani Alman toplumuna atmamýz gerekir dedi. Kendi zayýflýklarýmýzý, kendi hatalarýmýzý görmeye çalýþalým, topu hep göçmenlere atmayalým dedi. Biz her ne kadar bir tek yanlý olduðunu savunsak da Alman medyasýnýn, bunu gören, hatayý vurgulayan Alman vatandaþlarý da var, Alman aydýnlarý da var.”




--------------------------------------------------------------

Farid Farjad,Robebah Jan -
08/01/2009



Copyright © 2008 TurkSpace, LLC. All rights reserved.