Rüzgârda eteği açılan yazı
Soru: Kadını kara çarşafa sokmakla onu soyup teşhir etmek arasında ne fark vardır?
Cevap: Prensip olarak hiçbir fark yoktur. İki durumda da kadın cinsel obje olarak görülmektedir.
Kadını kara çarşafa sokanlar, orasını burasını kapatanlar, erkeklerdir. Kadın bedeninin şeytani olduğunu düşünürler.
Kadını soyup teşhir edenler de erkeklerdir. Kadın bedeninin satılacak *@#$ olduğunu düşünürler.
Kara çarşafa giren kadınlar, hem çaresiz hem gönüllüdürler. Erkeklerin dediğine inanmış, kendi kadınlıklarından korkar hale gelmişlerdir.
Teşhir edilen kadınlar da gönüllü ve çaresizdir. Onlar da erkeklerin sözüne gelmiş, bedenlerinin iyi satacağına ikna olmuşlardır.
Kara çarşafa giren kadınların arkasında toplumun cehaleti vardır. Kadını normal insan olarak görmeyen, onunla iki kelime konuşmayı bilmeyen, karanlık bir yığın tarafından bu işe zorlanırlar.
Teşhir edilen kadınlarınsa karşısındadır toplumun cehaleti. Kadını normal insan olarak görmeyen, onunla iki kelime konuşmayı bilmeyen, karanlık bir yığın tarafından seyredilirler.
Kara çarşaf içindeki kadın, yirmi dört saat seks düşünen erkeklerin bir sonucudur. Omuz gördüklerinde bile akılları oralarına gittiği için kapatmışlardır kadını. Günaha girmemek için.
Teşhir edilen kadın da gece gündüz seks düşünen erkeklerin bir ürünüdür. Sayfanın daha çok kişi tarafından okunacağını, reklama daha çok bakılacağını bilenler basmıştır o resmi. Para kazanmak için.
***
Sağlıklı bir cinsel hayatınız varsa, beyninizin yüzde onu sekse çalışır. Yok cinsel hayatınız sağlıklı değilse, o zaman yüzde doksanı...
Mecliste kameraman olarak görev yapan bir kadıncağızı 'ayak bilekleri görünüyor' diye salondan attırmaya çalışan bir milletvekili vardı. Meğer tahrik oluyormuş.
Yaz sıcağında kan ter içinde işini yapmaya çalışan, uzun etekli bir kadının ayak bilekleri tahrik etmişti milletvekilini. İçindeki açlığı dürtmüştü çünkü.
'Amelie' filmini 18+ içerik göndermek kesinlikle yasaktır. olduğunu iddia edip yasaklamaya çalışan siyasetçi bile gördü bu ülke. Hem de İzmir Bornova'da.
Galata Köprüsü'nde rüzgardan eteği açıldı diye 'hayasızca hareketlerde bulunmak' suçundan hapis cezasına çarptırılan Gülcan Köse'nin kaderi de bu. Beyninin yüzde doksanı sekse çalışan insanlarla aynı ülkede yaşamak.
Kadın-erkek ilişkileri normalleşmemiş bir toplum hiçbir yere varmaz. İster petrol fışkırsın altımızdan, ister zemzemle yıkanalım; sonuçta yine mutsuz olacağız.