Hoşgeldin Ziyaretçi, Giriş Yap yada Hemen Bize Katıl
CANLI SOHBET | EKLE
| DİL:
 
Berkay2828
PROFİL   ALBÜM   BLOG   ZİYARETÇİ DEFTERİ   ARKADAŞLAR   BEĞENDİKLERİM   YORUM   ANKET   VİDEO  
Diğer Resimler
mem_normal OFFLINE
Bay
36 yaşında
Berkay Demir
İzmir, Izmir
Türkiye

Görüntülenme: 394
Puan: [ 782 ]
Şampiyonluk: 1

 

Durum: Berkay2828 in Profiline Hoşgeldiniz
Ruh Hali: bouncy

İLETİŞİM PANELİ
MESAJ GÖNDER
SOHBET
ARKADAŞLARIMA EKLE
GRUP DAVETİYESİ YOLLA
Beğendiklerime Ekle
PUANLA BENİ
HEDİYE YOLLA

Fizik: Atletik
Din: İslam
MESLEK: Mühendis
SIGARA: Hayır
SAç RENGI: Siyah
GöZ RENGI: Siyah
EğITIM: Master
Medeni Durum: Bekar
ÜYELİK TARİHİ: 09/07/2008
BURÇ: Kova
SON GİRİŞ: 03/11/2010 13:18:24
PUAN: 9.33
Karizma
+1.00
0 oy
Son Konu Listesi Yanıt Görüntülenme
Mar 19 2009, 1:40 pm yazan Berkay2828
0 260
Mar 13 2009, 3:02 pm yazan Berkay2828
4 488
Konularım: 2  Ziyaretçi Konuları: 0
DiğerleriDiğerleri

Gönderen:
gurbetci60
Gönderen:
Gizli Hayran
Gönderen:
Gizli Hayran
Gönderen:
Gizli Hayran

Bana Bir Şiir Yaz Şairim..

bana bir şiir yaz şairim.
güneş bir başka doğsun bu sabah ,
bir başka batsın.
kızıllığında gül kokularını salsın akşamlara.
aşkın dünden kalan izleri,yoklasın yüreğimi
dizelerinde...
özlemin ise ..
özlediysen,
hafif meltemlerle seslensin duyarım
hissetsin bahar beklendiğini
baharın ise ben.
bana bir şiir yaz şairim
rüzgarlarla savrulan sevgim, özlemim,
olsun yüreğinde derin izlerim.
dizelerinde adım olsun saklı
ya da senin saklın..
yoo vazgeçtim
hiç bir şey yazma.
sen zaten sessizliğimsin.
o zaman bu şiir,
benim bana şiirim olsun.
bu dizeler nasılsa senin eserin.
ama bilesin.
okuduğum en güzel şiirsin.

Söz Ağızdan Bir Kere Çıkar///unutma!!!

Neye yarar söyler misin,neye yarar gelişin...
Anla artık ne olur,umurumda değilsin
Yaşadığın sürece hep ezilir, yenilirsin
Söz ağızdan bir kere çıkar unutma
Ne yazık ki sen bunu bilemedin...


Aşk ulaşılamayandır, sen bulmadan kaçtın
Şimdi çek cezanı , hani sen ağlamazdın?
Sen beni değil canım, kendini kandırdın...
Hadi , bir kere adam ol da doğruyu söyle
Yoksa, sen de mi kölesi oldun aşkın...

Ağlamam artık, değmez yalan aşklara,
Mutluyum diyeceğim, beni soran dostlara
Selam da vermem beş kuruş etmez adamlara,
Boş hayaller kurmam, asla sevmem bir daha
Güler geçerim, isyan etmem yaşadıklarıma...

13/04/2009 12:44:06


A Milli Takım




Foto Blog Forum Yorum Müzik
7 3 4 7 10
Video Giriş Kıdem
10 15 846
Hediye Mesaj Email
-120 -2 2






,









ÖNCE ENGELLEDİ, SONRA SİLDİ, VEFASİZ!

MSN bazı durumlarda keder verir. "Ben silinecek insan mıyım ya!" diyerek odaya dalar bir arkadaş. Gel de teselli et! Bir başkası selama karşılık vermez, öteki aylardır çevrim dışı, hayırdır inşallah! Sonra anlarsınız ki kırmızı bir çizgi çekmiş üzerinize, basbayağı engellemiş sizi. Vay hayırsız vay! Sanal âlemin dertleri işte! Bir taraftan ne hoş aslında, yüz yüze dönen iki küçük mavi yeşil adam, kocaman bir dünyayı önünüze açıyor; bütün arkadaşlar orada; ama o dünya aynı zamanda başınıza iş açıyor. Şifrenizin kırılması, mailinizin patlatılması da bir dert; ama asıl dert, meşgul olduğunuza bir türlü inanmayan 'geveze' arkadaşlar. Öyledir işte, biri hiç konuşmaz, öteki susmak bilmez. Sonra bir başkası hiç ortalarda yokken bir köşeden 'ce' yapar, ses var görüntü yok! İsterse yazar, istemezse yazmaz, nasıl bir sinsiliktir bu? Bir de akrabalarla hep aynı monotonlukta devam eden muhabbetler vardır, "'Nasılsın kuzen?' 'İyidir.' 'Sen?' 'Ben de iyiyim'. 'Evdekiler nasıl?' 'Onlar da iyi.' Ertesi gün yine aynı sözler, değişen bir şey yok. Yahu bu MSN de yakınlaştırayım derken koparıyor mu yoksa? Bak bir tanesi şefkat bekliyor şimdi, hem online görünüyor hem de "Çok kızgınım bana dokunmayın" diyor. Ne acıklı bir durum! Belli ki ilgi bekliyor; ama kim çekecek nazını?

MSN'de gezenler, gözlerini süzenler şimdi iyi dinleyin, bu âlemin de bir adabı, ahlakı var, arkadaşlar üzülmeyecek, naz niyaz çekilecek, öyle yoğun adam triplerine girip selam sabah kesilmeyecek. İşte budur!

Dün, sokağın köşesinde, sevdiği kızı görecek diye kök salıp yeşeren delikanlı bugün yine yeşil; bir farkla ki, masa başında bekliyor. O, küçük yeşil bir msn adam artık. Naz makamındaki hanım kız da saçlarını savurarak başını öte yana çevirmek yerine 'dışarıda' gösteriyor kendini, kim inanır, bal gibi masa başında... Nicedir mahalleye gelmeyen, kapının önünden geçmeyen, pardon, nicedir hep 'kırmızı' görünen gencin yeşil ışık yakmasını bekliyor. "Bekledim de gelmedin, sevdiğimi bilmedin..." Küsmeler, kapı çarpmalar, gönül koymalar, gönül almalar, can ciğer kuzu sarması olmalar nice zamandır boyut değiştirdi, bilmeyen yok; biz de zaten başka bir şey konuştuk. Memlekete internet gelir gelmez bağlanan bir daha da kopmayan üç gence msn âdâbını sorduk. "Hocam, nedir öyle, yoğun adam tripleri, bir meşgul sen misin bu âlemde, üzerinde kırmızı bir çizgi hep, selam veririz almazsın. Tövbe ya, bir daha 'nbr' yazarsak sana..."

ErkekLerde ağLar ama sen görmezsin!..

Hani erkekler ağlamaz derler ya nasıl büyük bir yalan biliyor musunuz, erkekler de ağlar sadece bunu başka kimse göremez. Göz yaşlarınız yanaklarınızdan akarken, hafif tuzlu bir yanık hissedersiniz, gözleriniz acır, peki o damlalar damarlarınızdan akarsa? Gözlerinizi çöl kuraklığına mahkum ederseniz yüreğiniz ağlar, damarlarınız gözyaşı ile dolduğun da öyle bir acı çekersiniz ki eşine rastlanmaz.
Otogar köşelerinde içini ısıtan aşk ateşinin aslında sahte bir sevginin solgun neon ışıkları olduğunu fark ettiğinde, yüzünü hatırlamak ve başka hiç bir şeyle onu karıştırmak istemediğin, melek demeye kıyamadığın sevgilinin, aslında bu dünyanın tüm kirlerini adice makyajlanmış bir kokuşmuşluktan başka bir şey olmadığını anladığında, erkeklerde ağlar ama hiç kimse göremez…
İlk küçük ayrılığın sonunda ki kavuşma asıl ayrılığın küflü kokusunu taşıyorsa, tüm yaşananlar pembe bir rüyadan kabusa dönüşüyorsa ve hayat geri kalanı biran önce tüketilip bitmesi gereken bir zaman diliminden başka bir anlam ifade etmiyorsa, erkeklerde ağlar ama hiç kimse göremez…
Neden sorusunu cevabını ararken geceyle gündüzü harmanladığında, en son ne zaman yatağında uyuduğunu hatırlayamadığında, uçurumun kenarındaki kayalar şarabının tek ortağı ve dönüşü olmayacak yolculuk hayali mezesi olduğunda, erkeklerde ağlar ama hiç kimse göremez…
Dünyada ki her şeyin, her köşe başına farklı bir acı yerleştirmek için nasılda söz birliği etmiş olduğunu gördüğünde, artık sabahlardan, telefonu çalmasından, ona gülümseyen birisinden korkmaya başladığında, ne olacak şimdi, ne yapacak ona yeni bir acı tattırmak için diye. İşte o zaman erkeklerde ağlar ama hiç kimse göremez…
Hayallerinin, sevdalarının, umutlarının yani tüm hayatının bir kumdan kale olduğunu, ancak acımasız bir dalganın onları yok ettiğinde fark ediyorsa, erkeklerde ağlar ama hiç kimse göremez…
Giden sevgili dönüp arkasında yarattığı boşluğu hiç durmadan acıyla doldurduğunda, büyük bir hırsla verdiği mutluluk damlalarının intikamını ondan aldığında, erkeklerde ağlar ama hiç kimse göremez…
Sevgi yumağı sandığı sözlerin yüreğine takılan kancalar olduğunu, yüreği parça parça edildikten sonra gecenin orta yerinde yaralarına tütün basarken anladığında, erkeklerde ağlar ama hiç kimse göremez…
Yaşamın temel taşı dediği değerler, aslında hayat denilen süprüntünün kendisi ile dalga geçmişliği, büyük bir kandırmaca olduğunu anladığında, erkeklerde ağlar ama hiç kimse göremez…
Sürgünler artık kurtuluş olduğunda, tüm duygular tükenip insan kelimesi anlamını yitirdiğinde, bir daha hiç “belki bir dahaki sefere” denilemeyeceğinde, erkeklerde ağlar ama hiç kimse göremez…
Hayat sevdasını bir paçavra gibi buruşturup yüzüne fırlattığında, yaşamanın ölmekten daha zor olduğunu anlar ve işte o zaman erkeklerde ağlar ama hiç kimse göremez…
Çevresine bir şeyler katmak için çaba sarf ettikçe aslında sadece kendisinden bir şeyleri eksilttiğini, eksilenlerin yaşama olan bağları olduğunu anladığında, bir yazı yazmıştır erkeklerde ağlar diye, karma karışık bir yazı, kendisi gibi fazlası da gelmez elinden çünkü unutmuştur benliğini. Yaşamanın aslında akıntıya karşı yüzmeye çalışmaktan başka bir şey olmadığını geçte olsa anlayıp, yüzmeyi bıraktığında, hayat denilen hırçın nehir onu kayalara vura vura parçalayıp yok ettiğinde, o çok ağlamıştır ve siz görememişsinizdir, bir daha da kimse göremeyecek oda ağlayamayacaktır artık…

YALNIZLIK KORKUSU
Yalnızlık Korkusu
Sevdiğimiz eşyayı, dostları yada sevgiliyi.
Sonunda yürekte kalan hep ayni duygu, hüzün...
Çünkü yitirilene alışmışızdır, sevmişizdir, bizimle olan beraberliği keyiflendirmiştir. Çünkü o beraberliğe değer vermişizdir.

Ya o güzelliği yasarken; paylaşımı, keyfi, sevmeyi ve sevilmeyi birlikte hissederken...

Hep korkmaz miyiz? İçimizi en güzel anlarda bile hep sarmaz mı?
Ya biterse? Ya yok olursa bu güzellik?; endişesi..

Tabii ki bitecek. Yaşadığımız mutluluklar, hüzünler hep bitmedi mi?
Hep yerine başka başka hüzünlere, mutluluklara bırakmadı mi?

Gene ayni korkular, ayni endişeler...

Peki sahip olduğumuz güzellik için yitirme korkusuyla ağlamak niye? Kime? Ne için ? Biliyor musunuz?

Dökülen göz yaşları sadece kendimiz için..
O değere sahipken de, yitirdiğimizde de..
Çünkü bizi asil korkutan YALNIZLIK..

İçimizde hissettiğimiz o güzel duyguları uzunca bir süre tekrar yaşayamamak..

Özlemek, özlenmek, sevmek, sevilmek, sım-sıkıca sarılmak,
o bedenin canini, kanını hissetmek, sevişmek.. Hangisi kolay vazgeçilir hazlar ki?

Biten aşklarda da, biten ömürde de yanaklarımıza dökülen gözyaşları hep kendimiz için.

Çünkü merkez hep biziz, doymak bilmeyen egomuz..
Ve o egoyu doyurabilmek, hoşnut kılabilmek için ne kadar çok çırpınır dururuz.

Bizim sevdiklerimiz bizi muhakkak sevmeli, özlediklerimiz özlemeli,
doğrularımız her zaman tek doğrudur.

Ya yanımızda ki insan ? Onun egosu ? Arzuları, özlemleri veya usandıkları...

Ne kadar o sevdiğimiz insana karşı fedakarız?
Vermeden neyi ne kadar alabiliriz ki?

Bizler; hep ilişkilerimizde hesap kitap içinde değil miyiz ?
Her zaman denge.. Verdiğimiz kadar alalım, aldığımız kadar verelim hesapları yapar dururuz.

Sonuç YALNIZLIK .

Peki bu kadar yalnızlıktan korkuyor, yaşanılan güzellikleri,
paylaşımı bir daha yasayamamak endişesiyle kaybedeceğimiz
değere ağlıyorsak niye bu kadar ince hesaplar.

O değer bize mutluluk yerine hüzün, kargaşa yaşatıyorsa zaten vazgeçmeliyiz.

Yok eğer yaşamın sıkıntılarından biraz da olsa bizi alıp mutluluk veriyorsa o zaman gözyaşı yerine biraz daha akilci olmak daha doğru değil mi?
Sıkıca, hiç bitmeyecekmiş gibi o güzelliği, huzuru sonuna kadar yasamak varken neden korku??

Bilirsiniz.. Anılarımızda öylesine anlamlı, mutlu anlar vardır ki, kimi zaman onca geçen yıllara değerdir. Tabii ki bu değerler karşılık bulduğunda daha da değer kazanacaktır.

Eh iste o zaman bize biraz daha is düşüyor demektir. Daha çok özen...
Çünkü yasam içinde, ayni frekansı yakalamak o kadar zor ki...

Sevgiyi, özlemi birlikte yasamak doyumsuz bir hazdır.
Artık o sevdiğin insan kendin olmuşsundur.
Korursun, tıpkı kendini koruduğun gibi. Üzmekten, incitmekten korkarsın.
Artık hesap, kitap yapılamaz. ; Daha çok vermek vermek istersin.
Çünkü ego vererek de doyumu öğrenmiştir. Çünkü gönlünü ayna tutmuşsundur o sevgiliye. Çünkü yitirme korkusu askı ölümsüz kılar.

Çünkü ayrılmanın da bir vahşi tadı var
Öyle vahşi bir tat ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil Çünkü

AYRILANLAR HALA SEVGILI..




Berkay2828 rumuzlu üyemizin 4 adet arkadaşi var.



Only my friends can see my activity feed.


Displaying 12 out of 33 comments
11/02/2017 11:10:03

ONLINE



11/02/2011 03:12:07



11/02/2011 03:12:07



11/02/2011 03:12:07




02/07/2010 03:33:22

*Kameralı Chat (Kilitleme seçenekli)

*Sesli Chat (Kilitleme seçenekli)

*Yazili Chat

*Özel Mesajlaşma (2 kişi arasında)

*Özel Odalar (Önceden açılmış odalara katılın)

*Kendi Odanız (Kendiniz oda açıp arkadaşlarınızı çağırın)

Arkadaş bulmanın kolayı TurkSpace Canlı Sohbet'de.

Sitemize destek olmak için ve TurkSpace ile Canlı Sohbet'deki Kameralı, sesli Chat özelliklerini sınırsız kullanmak

icin lütfen ALEXA TOOLBAR yükleyin



11/02/2010 03:12:06



11/02/2010 03:12:06



11/02/2010 03:12:06




18/10/2009 05:48:02


  • 07/10/2009 02:58:14




     





  • 07/10/2009 02:51:32





     





  •  



    20/09/2009 04:00:54




    Copyright © 2007-2010 TurkSpace, Inc. All rights reserved.